Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--

İyiler… Kötüler…1105 defa okundu

kategorisinde,05 Ağu 2024 - 04:25 yayınlandı.
İyiler… Kötüler…

Bu yaz ne yapacağımı, nereye gideceğimi düşünürken, benden bir yaş büyük abla diyerek gönlünü aldığım amca kızı aradı. Telefonu açtım ve içten bir davet “Metin yaylaya gel!” Ben de “Olur” dedim. Başka bir söz demeye zaman bırakmadan telefonu kapattı.

Giresun Tirebolu ilçesinde yerleşik erkek yeğenimi aradım ve bana rehberlik yapmasını rica ettim bu gezi için. ‘Olur’ deyince de hazırlık yaptım birkaç gün ve eşimi Samsun’da yerleşik kız kardeşinin yanına bırakmak üzere yola koyuldum.

Çocukluğumun geçtiği ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra eğitimime devam etmek için ayrıldığım, hem benim, hem de ülkemiz için önemli bir kent olan Samsun’da olmak beni her zamanki gibi heyecanlandırdı.

Ülkemizin kurucu lideri M. Kemal Atatürk’ün bu mücadele için Samsun’a ayak bastığı yerleri her ziyaretimde heyecanlanırım.

Çok büyümüş ve çarpık yapılaşmanın artmış olduğu kent bana yabancı gibiydi. Bu nedenle amca oğluna bana rehberlik yapmasını rica ettiğimde kırmadı beni. Akrabalar ziyaretlerinden sonra isteğim üzerine ilk çocukluğumun geçtiği Kara Toklu köyüne götürdüler beni.

Arasından bir küçük derenin geçtiği iki büyük yamaçtan birisinde bizim evimiz, karşıda ise Rizeliler ailesinin evi vardı. Onların küçük çocukları Hızır beni her gördüğünde taş atardı, yaramazlığından.. Cin gibiydi, yerinde duramazdı.

Bizim ailemiz okula gidebilelim diye, ev ve yerleri satarak şehre Samsun’a taşınmıştı. Evlerimiz ve karşı komşu da duruyordu yerinde. Hızır komşumuz da evindeydi. Oradan ayrılmamışlardı. İyi karşılandık, yaşlanmış Hızır arkadaşımızdan güzel haberler aldık. Bahçelerinde kendi yiyeceklerini üretiyorlar, çocukları ve kendisi şehirde çalışıyorlardı.

Oradan Karadeniz ve yaylara gitmek için ayrıldığımda ilk uğrak yerim Tirebolu oldu. Rehberlik  yapacak yeğenimi de alarak önce baba memleketi Trabzon Şalpazarı ilçesine, oradan da Gümüşhane sınırları içinde kalan sıradağlar üzerindeki Kadırga Yaylası Davunlu  Obası’na hareket ettik.

Yaklaşık 2 bin 100 metre yükseklikte bulunan obaya yaklaşırken akşam olmak üzereydi.Yeşil çimenle örtülü tepeciklerin üzerinde konuşlanmış üzeri çinko kaplı evler ve yemyeşil çimenler üzerinde otlamakta olan büyük ve küçük baş hayvanlar ile onların boyunlarındaki çıngırak sesleri karşıladı bizi.

Bu rakımda hava serin, obaya yaklaşık bir kilometre kadar yol toprak olduğu için hem üstümüze kalın bir şey, hem de ayağımıza botlarımızı giydik. Berrak ve masmavi bir gökyüzü karşılamıştı bizi.

Birkaç gün kalıp temiz hava ve halı çimenler üzerinde, geceleri de soba yakarak orada konuk kaldıktan sonra beni Artvin Yaylaları‘na davet eden kardeşimizin yaylasına doğru hareket ettik yeğenim ile birlikte.

Bu uzun süren yolda aklımda kalan ne diye sorarsanız, tüneller derim. Belki 50 kadar tünelden geçtik. Tüneller içinde hız limiti 70-80 kilometre. Ancak bir çok kez TIR sürücüleri bu hız sınırına uymadığı gibi bir de korna çalarak sizden yol istiyorlar. İki şeritli yol var tünelde. Geçiş yasağı da var. Nasıl yol verilecekse artık bilemedik! Yasak olmasına rağmen soldan geçip gidiyorlar. Denetim var mı yok mu? Bilemiyorum.

Arkadaşımızın Yusufeli sınırları içinde bulunan yaylasına yaklaşırken ana yolda tüneller bitti, herhalde bu yollarda olmaz diye düşünürken yanıldık. Yayla yollarına giderken de tüneller başladı. Tüneller bittiğinde tam sevinecekken bu defa yaklaşık 500 metre kadar yukarı tırmanacağımız çok eğimli bir rampa çıktı karşımıza.

Rampayı çıkarken arabamızın önü yeni bir viraja girerken arkası biraz önce geçtiğimiz viraj içinde kalıyor. Birinci vitesle rampa çıkar ve dar virajı dönmeye çalışırken yan taraftaki uçurumların heybetini görüp korkuya kapılmamak için bakamıyoruz o tarafa. Ufak bir hata yüzlerce metre aşağıdaki uçuruma yuvarlanmak demek!

Bu yola girince de “korktum geri döneyim” de diyemiyorsun. Çünkü yolu bitirmeden dönüşte yok. Bu çıkışın bir de inişinin olduğunu o anda düşünmeye başlıyor insan.

Bizi davet eden değerli kardeşimiz de birkaç gün konakladıktan, buz gibi temiz sulardan içip, tertemiz havayı ve muhteşem manzaraları doya doya seyrettikten sonra dönüş yolu göründü.

Orada sanki dünyanın tepesinden diğer dağlara, vadilere, ovalara baktık. Yüksek bir dağın eteğinde çanak gibi yayılan verimli ovada yeşillikler,sebzeler,meyve ağaçları yetişirken, dağdan akan buz gibi sulardan içip, tertemiz havayı soluyan iyi yürekli ve eğitimli insanların arasında geçirdiğim birkaç günlük huzurlu yaşam, benim için bir sandık altın bulmuştan daha çok değerliydi.

Oradan aynı virajlı yollardan dönerken aklım Günyayla’da ve oradaki iyi insanlarda kaldı..

Bu gezi ile ilgili detaylı bilgileri, izlenimlerimi, aldığım dersleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ

3 YORUM
  • Mustafa ozturkYanıtla

    Bizimki kirkbese kadar saydım tünelleri sonra vazgeçtim dedi köy yollarina alışık olmayanlar için evet tehlikeli yollar ama manzarası güzel.firenlwre guveneceksin başka şans yok selamlar

    Ağu 05, 2024 16:57
  • Metin AytürkYanıtla

    Yani bu makaleyi okuyanlar oldu ama bir yorum yapan yok. Sanırım bizim kuşak nasıl yorum yazılıp paylaşılacağını bilemiyor. En azından konuğu olduğum Günyayla halkının yorumunu bekliyorum

    Ağu 08, 2024 22:18
  • Metin AytürkYanıtla

    Teşekkürler Mustafa bey arkadaşım.

    Ağu 08, 2024 22:20