Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--

Kosmos…1078 defa okundu

kategorisinde, 31 Tem 2023 - 07:31 yayınlandı.
Kosmos…

Limanda, akşam serinliğinde oturmuş sohbet eden birkaç arkadaşı görünce durdum. Selamlaşıp, hal hatır sorduktan sonra, iyi görüştüğüm Kaptan diye seslenilen iyi insan, dost canlısı, yardımsever arkadaşımızın çok terlediğini ve ayağa kalkamadığını gördüm.

Belli sıkıntılıydı. Uzun zaman yüksek şeker düşürmek için ilaç kullanıyordu. Şekeri yükseldi sandım. Öyle değilmiş meğer. Kan şekeri düşmüş, kendini kötü hissetmiş. Halsiz duruma düşmüş, vücudundan ter boşalmış.

Ben de dahil yanındaki arkadaşları ona yardım etmek için çaba harcarken o;

-Ya durun bir dakika, sakin olun! Kosmos’a gideceğim sonunda. En fazla dünya değiştiririm. Hiç kimseye de yük olmadan giderim. Elim ayağım tutarken, kimseye eziyet etmeden gitmek isterim. dedi. En güzeli bu bence! Diyordu bir yandan, etrafındakilere.

(Cosmos, evren için kullanılan bir sözcüktür. Pisagor bu sözcüğü, evren olarak kullanmıştır.Gökbilimde ve Teknolojide kullanılan ‘Kozmik’ sözcüğü buradan gelmektedir. Google)

Ben de her zaman bu sözleri söylerim etrafımdakilere. Düşkün duruma gelip etrafındaki yakınlarına yük olmadan bu dünyadan göçüp gitmek.

Eve geldiğimde, her gün okuduğum ve tarafsız olarak güvendiğim gazetenin baş sayfasında, bir yazı siyah puntolar ile basılmıştı. Aynen şunlar yazılıydı;

Bu gazete bu güne kadar hiçbir siyasetçi ve partiyle para ve menfaat ilişkileri içinde olmadı, bundan sonra da asla olmayacak.

Yayın grubumuz, en sağdan en sola kadar bütün siyasi partilere eşit mesafededir.

Bu güne kadar hiçbir partiden tek kuruş bile almadı, bundan sonra da almayacak.

Atatürk’ün gösterdiği yolda,Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan ve Tek Devlet ilkesiyle yayınına devam edecek.

Gazetemiz kimseden talimat almaz, sadece gerçeği açıklar, hiçbir kuruluşla bağlantısı yoktur.

Bu ilkeleri okuduktan sonra, iyi ki bu gazeteyi okuyorum her gün diye kendimi kutladım içimden.

Gazetenin diğer sayfalarını okuyunca bir karamsarlık çöktü içime. Ülke bir genel seçimden çıkmış, önümüzde ise yerel seçimler var.

Muhalefet bir blok oluşturmuş, iktidar partisi de bir karşı blokta yer almış. Halka, seçimleri kazanacağı konusunda ümit veren muhalefet, seçimleri 4 puan farkla kaybetmiş ve seçmeninde hayal kırıklığı yaratmış. Hem seçim bloğundaki partiler ile arası açılmış, hem de üyeleriyle. Üyeler partide yenileşme ve demokrasi talep ediyor.

İktidar ise yerel seçime, blok oluşturduğu ve içinde anayasanın temel maddelerinin değişmesini de talep eden, iktidar ortaklarıyla gitmek zorunda kalıyor. Aynı zamanda enflasyon, hazinede oluşan açıklar, fiyat artışları gibi önemli ekonomik sorunlar ile uğraşıyor.

Diğer yandan, seçim sırasında çalışanların maaşlarında iyileştirme için verdiği sözleri nasıl yerine getireceğini düşünüyor.

Her gün zam haberleri, kira artışları insanları bunaltmış durumda. İşin içinden nasıl çıkacaklarının arayışı içindeler.

Aynı zamanda, demokratik kurumların bir çoğunun değiştirildiği konusunda da sıkıntılar var.

Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan anayasanın, değişmez  bazı maddelerinin dahi değiştirilmesi gündeme gelmeden daha önce, demokratik devlet kadrolarına, çağdaş görevliler yetiştiren okullar kapatılmış.

Önceleri Köy Enstitüleri, daha sonra Polis Koleji ve Akademisi, Harp Okul ve Askeri Liseler…Gibi. Hem ekonomik hem de antidemokratik baskılar nedeniyle bir çok teknik eleman ve dahi gençlerin Avrupa ülkelerine göç etiğini, onların yerine ise Güney ve Doğu ülkelerinden bir çok eğitimsiz göçmenlerin geldiğini gözlemliyoruz.

Yurttaşlarımızın önemli bir bölümü, yönetimdeki israf yüzünden, ucu bir birine denk gelmeyen bütçe nedeniyle ekonomik sıkıntıdan, demokratik eleştirileri “Devlet Büyüğüne hakaret etti” diye yapılan haksız yargılamalardan çekindikleri için, ilk fırsatta ülke dışına göç etme derdine düştü.

Tüm bu sıkıntılardan sonra, limandaki arkadaşımın “Bir an önce Cosmosa gitmek” istemesine bir şey diyemedim doğrusu. Biz geldik gidiyoruz da, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği ne olacak? diye düşünmeden edemiyor insan.

Tüm bunlara rağmen, her zaman bir umut ve bir çıkış vardır. Zor ya da kolay….

Finlandiya’da bir atasözü olduğu söylenir. Bir sorunu çözmekte zorlanan kişilere “Atatürk gibi düşün derlermiş. Biz de öyle yapacağız…

NOT:1- Gazetemizde köşe yazısı yazmaya başlayan Bilge kişi Sayın Soyer Kazancı’ya hoş geldin dileklerimle, başarılar diliyorum.

NOT 2- Yakınlarımdan birinin hastalık durumu nedeniyleyazılarıma bir müddet ara vermek zorunda kaldığım için okuyucularımızdan özür dilerim.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ