Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05
mecidiyeköy escort

Salgın etkileri…149 defa okundu

kategorisinde,16 Eyl 2021 - 02:32 tarihinde yayınlandı
Salgın etkileri…

2 yıla yakın zamanda virüs birkaç kez şekil değiştirdi. Bunu yaparken de insanların yaşamını, karakterini, huyunu, suyunu da değişikliğe uğrattı.

Önceleri korku ve panik vardı. Bir an önce AŞI olmak için çaba vardı. Maske ve mesafe iyi, kapalı yer kötüydü. Hangi maskeler nasıl kullanılır ise daha koruyucu oluyor konuşulurdu. Sağlık bakanının vaaz verir gibi anlatımları güven veriyordu.

Sonra virüs şekil değiştirmeye başladı. Aşılama yavaş gidiyordu. Kimi para yok aşı almaya dedi. Kimi biz aşı imal etsek daha iyi olur dedi. Virüsten ölenler olduğu gibi çok sıkıntı çekip de kurtulanlar oldu.

Türkiye haritası önceleri kırmızıya boyandı. Tehlike var anlamında. Sonraları giderek mavi yani güvenli iller listesi kapladı haritayı. Öğrendik ki bu maviler tek doz aşı olanların çoğunlukta olduğu yerlermiş. Tek dozun ise koruyuculuğu yokmuş.

Giderek aşılama arttı. İkinci ve hatta 3. dozlar vurulmaya başlandı. Yaş grupları sırayla aşılanmaya başlandı. Çin aşısı az koruyor, Alman aşısı daha iyi koruyor tartışması çıktı. 2 doz Çin aşısı olanlara 3. doz vuruldu.

Haritalarda mavi rengi görenler ile 2. ve 3. aşılarını olanlar maskeleri attı. Hatta kahve masası etrafında okey bile oynamaya başladılar maskesiz. Bilhassa küçük işletme çalışanları da normale döndüler, onlar da maskeleri attılar. Hem de çok hızlı yayıldığı belirtilen şekil değiştirmiş virüsün olduğu ve her gün 250 nin üzerinde  vatandaşımızın öldüğü ilan edilen bu günlerde.

Küçük işletmeler kapalı kaldıkları ayların acısını çıkarırcasına ve salgını hiçe sayarak, umursamadan hizmete devam ediyorlar. Evde aylar boyunca kalan insanlar da onlara katılarak bu konuda yardımcı oldular.

Virüs insanların da karakterlerini değiştirdi. Psikolojileri bozuldu. Kimi iyice içine kapandı, sinirli, huysuz bir karaktere büründü, az da olsa kimi de tamamen açılıp saçıldı, vur patlasın çal oynasın havasına büründü, salgın yokmuşçasına davranmaya başladı.

Öyle ki maske takanların üzerine üzerine sokakta yürüyenlerden, maskeliler kaçar oldu, yollarını değiştirdiler, üzülerek, sinirlenerek.

Sağlık çalışanlarına büyük görevler düştü. Salgınla savaşın kahramanlarıydılar onlar. Bu konuda bilgilerini paylaşan bilim insanlarını iyi dinleyip salgın kurallarına uyanlar da oldu, dikkate almayıp uymayanlar da. Hatta uymayanların bir kısmı aşı karşıtı olarak gösteri bile yaptılar.

Oysa bu güne kadar yaşamalarını, çocukluk zamanında oldukları difteri, kızamık, felç gibi aşılara borçluydular. Bunu unuttular.

Salgın önlemlerinde başarılı olamayan ilgililerin ülke yönetiminde de başarısız olmaları, mutfak sıkıntılarını artırdı. İş ve aşa ulaşabilen sayısı azaldı. Bunlar da halkı umutsuzluğa düşürdü.

Kavgacı bir millettik ama daha çok ve çabuk sinirlenir olduk salgın sayesinde. Hak hukuk, adalet konusunda da geriden takip etmeye başladık Avrupa ülkelerini. Tüm bunlardan sonra insanlarımızda ne sakinlik kaldı ne de umut..

Tüm bunların üzerine sığınmacılar, mülteciler de katılınca aramıza al sana dert üstüne dert. Ucuz çalışıp haksız rekabet olunca halkımız çalışanlarının önemli bir bölümü de işsiz kaldı.

 Devlet tüm görevlileri ile bu salgın işine odaklanmışken, kadın ölümleri, soygunlar, hırsızlıklar, uyuşturucu kullanımının artığı da söyleniyor.

Öte yandan devlet büyüklerine hakaret etmekten birçok insan yargılanırken, yolsuzluk yaptıkları söylenen bakanlar ve alt kademedeki bazı görevlilerin korunduğu algısı insanları daha çok çileden çıkardı.

Salgını Avrupa ülkelerinden bir çoğu kontrol altına alıp normale dönerken, biz de hala artarak devam ediyor olması da insanlarımızın kafasının tasını attırıyor.

Çocuklarına, torunlarına, aile bireylerine mesafe koyan, düğün ve ölüm gibi etkinliklere gitmekten kaçınan insanların kafası bozulmasın da ne olsun?

Salgın nedeniyle, çok ağır rahatsızlığı olmayanların hastanelere gitmekten çekindiklerini de bir gerçek.

İşte tüm bu nedenlerle insanlarımızın duygusal yaşamlarında ve beslenme şekillerinde önemli değişiklikler olması doğal bir sonuçtur.

Yapmamız gerekenin, sabırlı davranıp sağ ve ayakta kalmaya çalışmak olduğunu düşünüyorum. Tüm bu olayların huzurumuzu bozduğunu kabul ederek sabırla, kendimizi salmadan, yaşamın normale dönmesini beklemeli ve kendimizi gelecek normal günlere hazırlamalıyız. 

Umudumuzu yitirmeyelim….

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ