Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--

Çetin Gerçekçi’nin ardından…465 defa okundu

kategorisinde, 26 Şub 2024 - 22:31 yayınlandı.
Çetin Gerçekçi’nin ardından…

Sevdiğim Türk şairlerinin en başında yer alan Cahit Sıtkı Tarancı, “35 Yaş” isimli şiirinin son dizesinde her faninin tadacağı ölümü çok yalın ve çarpıcı bir şekilde ifade eder:

“Bir namazlık saltanatın olacak taht misali o musalla taşında…”

Ani ölümü ile başta sevgili aile bireyleri olmak üzere bizleri yasa boğan Çetin Gerçekçi kardeşimizi o Cuma günü ikindi namazı öncesi Eski Camii‘nin musalla taşına yatırmışlardı. Cenaze namazı kılınmadan önce sevgili oğlu Yavuz Gerçekçi’nin yanında bende en ön safta zorlukla da olsa kendime yer bulabildim. İyi ki Yavuz’un yanında yer bulmuşum çünkü, bana kızarak yer veren kişi anma törenine yakışmayacak şekilde cep telefonuyla ilgileniyordu.

Sevgili arkadaşımın fotoğrafçılık ve gazetecilik mesleğini yapmış olduğu ekmek teknesi babaevinde yapılan anma töreninde bulunamadığım için oldukça üzüntü duydum.

Geçtiğimiz Cuma günü rahmetli Çetin kardeşimin yaklaşık 100 yıllık tarihi olan ve  rahmetli babası Kemal Bey ve annesi Hikmet Hanım’dan intikal eden işyerine uğradım. Kapıyı büyük oğlu Seçkin Gerçekçi açtı. Onlarca defa ziyaret ettiğim işyerinde bu kez bir hüzün vardı. Dükkanda bulunan fotoğrafları bir kez daha titizlikle inceledim. 1926’da Kafkasya’dan Bursa’ya göç eden Gerçekçi ailesinin duvardaki fotoğraflarına uzun uzun baktım. Birebir tarihsel tanıklığını yaptığım son 70 yıl gözümde canlandı.

Cenaze namazını kıldıran hoca, bizlerden helallik istemeden önce dünya hayatının geçici olduğunu hatırlatan çok anlamlı cümleler kurarak arkadaşımızın Mudanya’nın hafızası olduğunu ifade etti. Ancak hoca efendinin atıfta bulunduğu hafıza ile Çetin Gerçekçi’nin değerli arşivinde saklı hafıza farklı idi.

Sevgili Çetin Gerçekçi kardeşime miras olarak kalan arşiv, laik ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasıydı. Bu hafızada, tarihe mal olmuş Osmanlı’nın küllerinden doğan laik Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşturduğu aydınlıkla ümmetten yurttaşlığa geçişin; çağdaşlığın, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ve kazanımlarının izleri saklıydı.

Diyebilirim ki; sevgili Yavuz Gerçekçi‘ye babasından intikal eden fotoğraf arşivi, Mudanya’nın tarihsel hafızası ve Cumhuriyet’in kuruluşunun dibacesidir. Çünkü 2021 yılı 11 Ekim günü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan naçiz bir yazımda da belirttiğim gibi, Cumhuriyet iddia edildiği gibi kongrelerle masa başında değil; kuruluş müjdesi Mudanya Mütarekesi ile Batı emperyalizmine eylemli olarak boyun eğdirildiği yer olarak eşsiz bir tarihi mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Oysa ki şimdilerde Mudanya’nın tarihsel önemi göz ardı edilmekte ve emperyalizmin başının ezildiği yer olmaktan ziyade popülist simgelerle anılmaktadır.

Sözün özü; sevgili Çetin Gerçekçi’nin arşivi bu değerli tarihsel kimliğe kanıt olarak miras kalmıştır. Bu arşivde 29 Ekim 1923’te yapılan Anadolu İhtilali’nin oluşturduğu laik Cumhuriyet’in sosyal izleri, özellikle kadınlarımıza sunduğu çağdaş ve eşitlikçi yaşamın izleri yatmaktadır. Aynı zamanda bu arşiv Mudanya’mızın doğasının, on binlerce kutsal zeytin ağacının 14 Mayıs 1950 tarihinden itibaren rant uğruna adım adım nasıl yok edilerek adeta bir beton yığını haline getirildiğinin kanıtı olarak durmaktadır.

Bu satırları yazdığım günün gecesinde insanların Yüce Allah tarafından beraatının verildiğine inanılan Beraat Kandili’ni idrak ettik.

Bu vesileyle Gerçekçi Ailesi’nin bu acı kaybı dolayısıyla başsağlığı dileklerimi yineler, sevgili Çetin kardeşime Allah’tan sonsuz rahmetler diler, beraatını sağ elinden alan kullarından olmasını Yüce Rabbimden niyaz ederim.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hukukçu| Mudanya Mektubu
YORUM YAZ