Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
mecidiyeköy escort

Hak tecelli eyleyince gelecek gelmekte olan (2)334 defa okundu

kategorisinde, 16 Ara 2021 - 18:42 tarihinde yayınlandı
Hak tecelli eyleyince gelecek gelmekte olan (2)

04/12/2021 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen CHP açık hava mitinginde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “geliyor gelmekte olan” şeklinde ortaya attığı iddia tartışmalara neden oldu.

Oysa ben geçen haftaki Mudanya Mektubu adlı köşemde “Hak Tecelli Eyleyince” diye başlayan bir yazı yazmıştım. Benim bu yazımla Sayın Kılıçdaroğlu’nun ortaya attığı iddia arasında uzaktan yakından hiçbir ilgi ve irtibat bulunmamaktadır. Daha önceki Mudanya Mektuplarında sözünü ettiğim gibi Mudanya Mütareke binasının zemin katındaki müzakerelerin yapıldığı salonun denize bakan tarafındaki duvarda şöyle bir ilahi deyiş asılıdır. Bu ilahi sözler, bir İstiklâl Savaşı şehidinin yetim kalan iki kızının 11 Ekim 1922 Mütareke Günü’ne tekaddüm eden günlerde mütareke binasındaki yetkililere hediye ettikleri, beyaz parlak bir kumaşa kırmızı renklerle örerek işledikleri Arap harfleriyle yazılmış bir eserdir ve bu Arap harfleriyle yazılı yazı mealen şöyledir:

Hak tecelli eyleyince her işi asan eder,

Halk eder esbabını (isteyince bir muradı) bir lahzada ihsan eder.

Bu sözlerin yazılı olduğu Mudanya Mütareke binasındaki levhanın fotoğrafını sunuyorum.

Bu sözlerin kimin tarafından söylendiğini araştırdığımda bu ilahi sözler Erzurumlu mutasavvıf şair “Ketencizâde Rüştü” mahlasıyla şiirler yazmış olan Ketencizâde Mehmed Rüştü Efendi’nin (doğumu 1834 Erzurum, Ölümü 25 Mayıs 1916 Erzurum) yüreğinde yankılanan ilahi sözler olduğunu öğrendim. Bu büyük mutasavvıf Ketencizâde Mehmed Rüştü’nün Arap harfleriyle yazılmış levhası ise aşağıda yer almıştır.

Bu levhanın anlamı öğrendiğime göre şöyledir:

Hak tecelli eyleyine her işi âsân eder

Halk eder esbâbını, bir lahzada ihsân eder

Mudanya Mütarekesi’nde asılı bulunan yukarıdaki Arap harfleriyle beyaz zemin üzerine kırmızı renkte yazılı sözlerle yukarıdaki levhadaki sözler arasında gerek sözcük, gerek biçim bakımından yazılım farklılıkları olduğunu zannediyorum. Bu konuda uzman olmadığım için bu farkın nereden kaynaklandığını konunun uzmanından öğrenmek isterdim.

Bu ilahi sözlerin günümüz Türkçesine şu şekilde çevrilebilir: Allah (yani Hak) kudretini tecelli ettirirse her işi kolay kılar. Bir işin olmasını dilerse (murad ederse) sebepleri yaratır, bir anda o işi ihsân eder.

Bugün Türk toplumu Mustafa Kemal ATATÜRK liderliğinde kurulan Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin yıllardır kuruluş felsefesinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden ayrılmış olmasının bedelini ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların ortaya çıkmasıyla ödemektedir. Bu dar boğazdan ve karanlık dönemden aydınlığa çıkabilmemizin reçetesi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinde yazılıdır. Daha önceki birçok Mudanya Mektuplarında sözünü ettiğim Mudanya Mütareke binasındaki toplantı odasında bulunan levhadaki bu ilahi sözün inançlı her Türk vatandaşının belleğinde olması gereken, bu Hak’kın sesini bu haftaki Mudanya Mektubumda da yineliyorum ve her inançlı Türk vatandaşı gibi ben de inanıyorum ki, yakın bir gelecekte mutlaka HAK TECELLİ EDECEK; vatanımızı, laik Cumhuriyetimizi izmihlale (yok oluşa) sürükleyen tüm bu olumsuzluklar ortadan kalkacak, Yüce Tanrı her işi âsân edecektir. HAK TECELLİ EYLEYİNCE tümcesinden sonra GELECEK GELMEKTE OLANDAN kastım; Mustafa Kemal’in ebediyete intikal eden fani vücudu değil, Türk toplumunun O’nun çağdaş düşünce ve devrimlerine yeniden sarılması, O’nun ilke ve devrimlerine yeniden dönüşü ifade eder.

Ne demişti O büyük deha?

“….Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü güçlükler önünde, belki amaçlara tamamen eremediğimizi, fakat asla ödün vermediğimizi, akıl ve bilimi rehber edindiğimizi onaylayacaklardır. Zaman hızla geçiyor. Milletlerin, toplumların, bireylerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur. Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar…..”

İşte “gelecek gelmekte olanın” anlamı bu büyük manevi mirası, Türk toplumunun duyarlı evlatlarının yeniden bütün benlikleriyle benimsemesidir.

Daha önceki bir Mudanya Mektubumda sözünü ettiğim gibi; elbette ki Hak’kın tecelli etmesi ancak ve ancak bu ülkedeki tüm yurtseverlerin bu konuda birlik olmalarına ve çok çalışmasına bağlıdır. Sırtüstü yatarak Hak’kın tecelli etmesini beklemek boş bir hayaldir. Ancak gayretli, çalışkan ve inançlı insanlar için hak tecelli eder. Bu uzun ince yolda ancak bu konuda çok çalışmak halkımızı Türk devrimi konusunda bıkmadan usanmadan yeniden aydınlatmakla ve bu konuda onları bilinçlendirmekle kat edilebilir. O büyük Hümanistten, O eşsiz Mustafa Kemal Atatürk’ten bize armağan olan bu kutsal Türk Cumhuriyeti’ni bütün kurum ve kurallarıyla yeniden tesis etme,k her yurtseverin en büyük ülküsü olmalıdır. Bu ülkede özellikle hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını egemen kılmak her Türk devrimcisinin kutsal görevi olmalıdır.

Topyekûn Türk Milleti olarak bütün bir vatan sathında ve meşru zeminlerde yapacağımız bu büyük demokrasi ve hukuk mücadelesiyle, bu ikinci milli bağımsızlık mücadelemiz sonucunda Yüce Tanrı’nın izniyle inşallah muzaffer çıkacağız. Laik Türk Cumhuriyetini Mustafa Kemal’in manevi mirasçıları olarak sonsuza dek yaşatabilmek, yurdunu seven her Türk vatandaşının boynunun borcu olmalıdır. İşte o zaman O büyük devrimcinin ilke ve devrimlerini yeniden çağdaş bir biçimde yaşama geçirebildiğimizde HAK TECELLİ EYLEYECEK, işte o zaman ‘gelecek gelmekte olan’ yani O’nun çağdaş ilke ve devrimleri bir gün mutlaka tüm kurum ve kurallarıyla ülkemizde egemen olacaktır. İşte o zaman O büyük devrimciye “seni hasretle bekleyen sevgili yurduna yeniden hoşgeldin Atatürk”  diyebileceğiz. 

Türk Milletine kutsal, laik Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine yeniden dönüşün Atatürk ilke ve devrimlerinin ülkemizde yeniden çağdaş bir biçimde egemen olduğu günleri en kısa zamanda bizlere göstermesini Yüce Rabbim’den her zaman olduğu gibi niyaz ediyorum.

Gayret bizden, hidayet ve tevfik ancak Allah’tandır.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hukukçu| Mudanya Mektubu
YORUM YAZ