Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05

Mavi Marmara ölmemek için direniyor428 defa okundu

kategorisinde, 10 Haz 2021 - 10:45 tarihinde yayınlandı
Mavi Marmara ölmemek için direniyor

Bu haftaki Mudanya Mektubunda Samsun’dan Mudanya’ya yazı dizisinin son bölümünü yazmaya karar vermiştim. Ancak kucağında doğup büyüdüğümüz, kıyılarında hoşça vakit geçirerek yüzme öğrendiğimiz, bizlere yıllarca derya kuzuları veren, unutulmaz anılarımızın bulunduğu, dünyanın en güzel iç denizi Mavi Marmaranın “müsilaj” (deniz salyası) istilası nedeniyle birden bire komaya girmiş olması tüm Mudanyalılar gibi beni de derinden etkiledi.

Bu doğa felaketini dikkat çekmek, bu acıyı değerli hemşerilerimle paylaşmak ve ölmemek için direnen Mavi Marmara’da yaşanan bu felaketin nedenleri üzerinde konunun uzmanlarından kısa alıntılar yaparak durumun aciliyetini kamuoyuyla paylaşmak istedim.

Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, bir makalesinde; müsilaj oluşumunun nedenlerini; küresel iklim değişimine bağlı olarak Akdeniz havzasında sıcaklığın yükselmesine, yine tarımsal, sanayi ve evsel atıklar konusunda “sıfır atık” planlanmasının yapılamadığından kaynaklandığını ve son olarak da Marmara denizinin yapısının durağan olması nedeniyle bu felaketin ortaya çıktığını vurguluyor. Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nin ekolojik dengesinin yerine gelmesi için en önde sıfır atık politikasının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor ve kurtarmak için her kurum ve kişinin deniz ekosistemine yardımcı olması gerektiğini belirtiyor.

Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, denizlerin akciğeri olarak nitelediği ve deniz ekosistemini ayakta tutan “deniz hıyarlarının (deniz patlıcanlarının)” azalmasının bu müsilaj oluşumunda önemli bir katkısı olduğundan söz ediyor. Prof. Dr. Yaşar, bir makalesinde bu deniz patlıcanları aşırı miktarda dalgıçlar tarafından çıkarılmasının kısıtlanmasının şart olduğunu vurguluyor. Çin başta olmak üzere Kore ve komşu ülkelere yapılan ihracatla en az 30 milyon dolar civarında bir ekonomik getirisi olan “deniz hıyarının” aşırı avlanması sonucunda deniz kumunun ve deniz dibinin ağır metallerden temizlenemeyeceğini ve bu nedenle müsilajın giderek artacağını, Marmara’nın ölümünün bu durumda kaçınılmaz olduğunu vurguluyor ve 1 tane deniz hıyarının su altındaki 350 kg kumu ağır metallerden arındırdığını belirtiyor.

Çevre Mühendisliği paylaşım ve iletişim platformu yazarlarından Senanur Çevre ise, özetle şu  konulara değiniyor: “Marmara Denizi çevresinde yaklaşık olarak 25 milyon insan yaşamaktadır. Bu endüstri ve nüfusun atıklarının tamamı doğrudan veya dolaylı olarak Marmara denizine bırakılmaktadır. Bu atıklar yüksek oranda azot ve fosfor içerdiği için denizin besin elementleri ve besin tuzları miktarı artıyor. Bugünlerde Marmara kıyılarında yumurtlayan gümüş balıkları kümelenmiş olan müsilaj tabakaları nedeniyle oksijensiz kaldıkları tespit edilmiştir. Yoğun miktarda balık ölümleri meydana gelmiştir. Bandırma sahilinde yaklaşık 5 km bir mesafede binlerce balık ölüsüne rastlanmıştır. Bu balık türleri arasında en fazla olanları vatozlar ve pisi balıklarıdır. Atık su arıtma tesisi olmayan beldelerde evsel atıklar sıvılaştırılıp doğrudan yada derinden denize deşarj edilmektedir. Marmara’nın kirlenmesinin en önemli sebebinin başında evsel atıklar gelmekte daha sonra da Marmara’yı besleyen tüm akarsulara karışan tarımsal ve sanayi atıklarıdır.

Dünya Gazetesi’nde bir yazısında deniz müsilajı konusuna değinen ve müsilajın doğal bir olay olmadığını, insan eliyle yaratılmış büyük bir felaket olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam, Marmara Denizi’nin denizi çevreleyen illerin atıklarını kaldıramayacak duruma geldiğine dikkat çekerek, “Doğanın bir şekilde patlak vereceğini bekliyorduk. Sonbahara da kışa da bekliyoruz. Bizi öyle kötü bir noktada yakaladı ki gündemin tabiriyle bugünler iyi günlerimiz” dedi. Yine Prof. Dr. Saydam özetle,  Kanal İstanbul’un yapılmasıyla Marmara Denizi’nin yapısındaki bozulmayı artıracağını, bilimle inatlaşılırsa kazanacak tarafın belli olduğunu, kimsenin bilime rağmen bir şeyi yapamayacağını, bu sorunun beka sorunu olduğunu ve Marmara Bölgesi elimizden giderse Türkiye ekonomisinin yüzde 30-35’ inin elden gideceğini vurgulamaktadır.

7 Haziran 2021 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan bir yazısında Prof. Dr. Ali Demirsoy, küresel ısınmayla birlikte dünyanın tüm denizlerinde ekolojik dengenin bozulmasından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmaktadır. 2021 yılı Mayıs ayının başından itibaren, İstanbul’un güney sahillerinde başlayan ve Bursa Mudanya sahillerine kadar yayılan beyaz bir tabaka, neredeyse Marmara Denizi’nin tümünü kaplamıştır. “Deniz salyası” olarak bilinen bu beyaz maddenin bilimsel adı “müsilaj” dır. Sarı ve beyaz renkli, suya göre daha az akıcı bir maddedir. Fitoplankton olan “gonyaluxfragilis” olarak bilinen bir kamçılının dış salgısıdır.

Müsilajın özellikle Marmara Denizi’nde birdenbire patlarcasına artma nedeni denizin sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesi olduğunu söyleyen DEMİRSOY, bu çoğalmayı tetikleyen en önemli fiziksel etmenlerini başında sıcaklıkların artması gelmektedir. Marmara’da ortaya çıkan bu kitleler üst deniz akıntısıyla Ege Denizi’ne akmaktadır. Marmara Denizi geçen yüzyıl ortasına göre 2-3 derece daha sıcaktır. Marmara’nın azot-fosfat yükü, hoş görülecek ekolojik derecenin dışına çıkmıştır.

Müsilaj, 2018’den bu yana özellikle Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde suyun üstünde ve altında sıkça görülmeye, yayılmaya başlamıştır. Marmara Denizi başta olmak üzere bu durum kabul edilebilir olmaktan çıkmıştır. Ekolojik yıkıma doğru gitmektedir. Balıkçılık bu yıkımdan en çok etkilenen ekonomik alandır. Turizm de etkilenmektedir. Ancak en önemli yıkım biyoçeşitliliğin azalmasıdır.

 “Marmara Denizi ölürse göç etmek zorunda kalırız” diyen Deniz biyoloğu Mert Gökalp ise müsilaj tehlikesine ilişkin yaptığı açıklamada, arıtılmadan denize ulaştırılan atıklar nedeniyle Marmara’nın bir yerde patlak vereceğini bildiklerini bildirerek, “Müsilaj topyekun bir insan felaketi! 25 milyon insanın atıkları arıtılmadan ya da az arıtılmış şekillerde Marmara Denizi’ne akıtılıyor. İleri zamanlarda eğer bunun çözümü için hareket etmezsek bu 25 milyon nüfus burada barınamayabilir. Müsilaja müdahale konusunda geç kalırsak da anahtarını verelim İstanbul’un toplanıp çekip gidelim başka yerde yaşayalım derim” dedi.

Yukarıda özetle görüşlerini yansıttığım bilim adamlarımız Marmara Denizi’nin gerekli acil önlemler alınmadığı takdirde ölü bir deniz haline gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyorlar.

Son alıntısını yaptığım Erzincan Kemaliye (Eğin) beldesinin Yuva (Gerüşla) köyünde doğduğunu özgeçmişinden öğrendiğim Prof. Dr. Ali Demirsoy gibi, 1910 yılında Erzincan Kemaliye (Eğin)’de doğan ve 18-19 yaşlarında Sağlık Memuru olarak şirin ilçemize atanan Mudanya aşığı, Anadolu Ozanı, baba dostu rahmetli Lami Güray’ın unutulmaz dizeleri ve ölümsüz bestekar Avni Anıl’ın Nihavend makamında bestelediği “Mudanya Güzeli” şarkısıyla moral bulalım ve içimizden şu eşsiz şarkımızı mırıldanalım.

Marmara incisi ey şirin diyar
Yıllarca gönlümde yaşattığım yar
Aşkınla harabım duymasın ağyar
Mudanya güzeli zeytin gözlü yar

Gel üzme yetişir nazlar niyazlar
İçilsin badeler çalınsın sazlar
Körfezde yankılar yapsın şarkılar
Mudanya güzeli zeytin gözlü yar

Ve son söz olarak da ensemizi karartmayalım, çevre kirliliğinin insan kaynaklı olduğu bilincine vararak bu konuda duyarlı olalım. Gerek siyaset alanındaki, gerekse dağlarımız, ormanlarımız ve denizlerimiz, kısaca çevre kirliliği konusunda, büyük Türk Milletinin duyarlı evlatları olarak beyaz bir sayfa açalım.
Başta Mustafa Kemal Atatürk ve kendisi gibi yiğit arkadaşları tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyetinin tüm kamusal kurumları liderliğinde ve yönetiminde yurdumuzun tüm duyarlı evlatları olarak bu konuda azim ve kararlılık gösterelim. Doğa kirliliğinden ancak bu üstün çaba ve duyarlılıkla arınabileceğimizi ve yeniden Mavi Marmara’mıza kavuşabileceğimize, sahillerimizde ve körfezde sazlarımızın yeniden çalınabileceğine ve eşsiz şarkılarımızın seslerimizi yükselterek yeniden körfezde yankılar yapacağı günlere kavuşacağımıza inanmalıyız.
Gayret bizlerden hidayet ve tevfik ancak Allah’tandır.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hukukçu| Mudanya Mektubu
YORUM YAZ

1 YORUM
  • Halil YeşilyurtCevapla

    Metin’ciğim,eline koluna aklına sağlık.çok güzel değerlendirmişsin.Çok teşekkür ederim.Selamlar.Sevgiler.

    Haz 12, 2021 22:55