Değerli araştırmacı yazar Cengiz Özakıncı, Atatürk’ün Çanakkale’de Mehmetçikle savaşan Anzak askerlerine hitaben söylediği, “... BU MEMLEKETİN TOPRAKLARI ÜZERİNDE KANLARINI DÖKEN KAHRAMANLAR. BURADA BİR DOST VATANIN TOPRAĞINDASINIZ. HUZUR VE SÜKUN İÇİNDE UYUYUNUZ. SİZLER MEHMETÇİKLERLE YANYANA KOYUN KOYUNASINIZ. UZAK DİYARLARDAN EVLATLARINI HARBE GÖNDEREN ANALAR. GÖZYAŞLARINIZI DİNDİRİNİZ. EVLATLARINIZ BİZİM BAĞRIMIZDADIR. HUZUR İÇİNDEDİRLER VE HUZUR İÇİNDE RAHAT UYUYACAKLARDIR. ONLAR, BU TOPRAKLARDA CAN VERDİKTEN SONRA ARTIK BİZİM EVLATLARIMIZ OLMUŞLARDIR… ” şeklindeki sözlerinin Atatürk’e ait olmadığını ve iddia edildiği yılın 18 Martı’nda o dönemin İçisleri Bakanı Şükrü Kaya’nın Atatürk’ün talimatıyla Çanakkale’de böyle bir nutuk irat etmediğini, 1 Nisan 2018 tarihli “Bütün Dünya Dergisi”nde çıkan bir yazısında iddia etmiştir.
Daha önceki bir Mudanya Mektubu’nda da belirttiğim gibi Sayın Özakıncı’nın sözünü ettiğim bu iddiası, Atatürk’ün Bursa Nutkunu söylemediği seklinde bir kendini bilmezin yıllar önce öne sürdüğü mesnetsiz iddiasına benzediğini söylemeliyim.
Özakıncı’nın bu iddiası tarihen doğru olmadığı gibi, rahmetli Cumhuriyet valilerimizden Haşim İşcan’dan yıllar önce tesadüfen dinlediğim bir tanıklığı da Cengiz Özakıncı’nın iddiasının aksini kanıtlıyordu.
1963 yılında rahmetli Haşim İşcan’dan İstanbul’da bir belediye otobüsünde tesadüfen birlikte seyahat etmiştim. O tarihte İstanbul Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisiydim. İşcan o yıl CHP’nin İstanbul Belediye Başkan adayı idi. Ben o gün fakülteden çıkmış, Beyazıt’tan Karaköy’e gitmek için otobüse binmiştim. Otobüs kalabalık olduğundan oturacak yer bulamadığımdan ayaktaydım. Haşim İşcan ve partili arkadaşları da hemen yakınımda ayakta seyahat ediyorlardı.
İnanılmaz bir şekilde büyük bir tesadüf eseri ve hiç ummadığım bir şekilde belediye otobüsünde bulunan Haşim İşcan, arkadaşlarına Mustafa Kemal’in 18 Mart’a takaddüm eden bir günde Anzaklarla ilgili olarak yukarıda alıntısını yaptığım konuşmasını yapması için dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görevlendirdiğini naklediyordu.
Rahmetli Haşim İşcan’ın bu tarihe tanıklık eden sözlerini ilk ağızdan aynen aktarıyor ve tekrar ediyorum ki; Mustafa Kemal’in gerek uzak ülkelerden gelen yabancı askerler için söylediği bu sözler ve gerekse Bursa Nutku, O’nun yıkılmayan bir devlet ve Cumhuriyet kurucusu eşsiz bir lider ve olağanüstü özellikler taşıyan bir Hümanist olduğunu kanıtlayan sözlerdir.
Bu sözlerin O’nun ağzından çıkmadığını iddia edenler Mustafa Kemal’in olağanüstü kişiliğini, ruh dünyasının enginliğini anlayamamış ve kavrayamamış kişilerdir.
Bu vesileyle Çanakkale Zaferi’nin 110. Yıldönümünü kutlarken 1915 yılının Ocak ve Şubat aylarından başlayıp fasılalarla aynı yılın Aralık ayına kadar süren Çanakkale Savaşlarında emeği geçen basta Yarbay ve daha sonra da Albay rütbelerinde olduğu halde mücadelelerin en yetkili ve kahraman komutanı Mustafa Kemal olmak üzere onun gibi yiğit Çanakkale’de görev almış tüm komutanları, Mehmetçiklerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmet minnet ve saygıyla anıyorum.
Çanakkale Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ön sözüdür.
Yaşasın bağımsız, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti ve selam olsun onun yılmaz koruyucularına!


