Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05

Samsun’dan Mudanya’ya (3)69 defa okundu

kategorisinde, 03 Haz 2021 - 22:33 tarihinde yayınlandı
Samsun’dan Mudanya’ya (3)

Samsun’dan Mudanya’ya yazı dizisinde MUDANYA Gazetesi’nde köşe yazılarımın boyutunu dar tutmak zorunda olduğumdan bu hafta Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongrelerden ana hatlarından söz etmeye devam edeceğim.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının 19 Mayıs’ da Samsun’a ayak basmalarından sonra geçen 34 günlük faaliyet ve çalışmalarından sonra Amasya’da çok önemli bir tamim yayımlandı. 22 Haziran 1919’da imzalanan ve 6 maddeden oluşan “Amasya Tamiminin” ruhunu oluşturan en önemli ilk maddesi şöyleydi:

“Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Merkezî hükümetimiz İtilaf Devletleri’nin tesir ve denetimi altında kuşatılmış bulunduğundan üzerine aldığı sorumluluğun icaplarını yapamamaktadır. Bu hâl, milletimizi yok sayılması anlamına geliyor. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Milletin hâl ve vaziyetini göz önünde tutmak ve haklılığını tüm cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak bir millî heyetin varlığı elzemdir. Bunun için haberleşerek yurdun her tarafından gelen teklif ve millî arzu üzerine, Anadolu’nun her bakımdan en emin mahalli olan Sivas’ta millî bir kongrenin süratle toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için tekmil Osmanlı vilayetlerinin her sancağından ve parti ihtilafları nazarı dikkate alınmaksızın muktedir ve milletin itimadına mazhar olmuş üçer kişinin mümkün olan süratle yetişmek üzere hemen yola çıkarılması icap etmektedir. Her ihtimale karşı bunun bir millî sır hâlinde tutularak gösterişe mahal verilmemesi ve lüzum görülen mahallerde seyahatin kendini tanıtmadan yapılması lazımdır”

Amasya Tamiminden sonra Mustafa Kemal ve arkadaşları Erzurum’a intikal etmiştir.

23 Temmuz 7 Ağustos 1919 tarihinde Erzurum Kongresi 16 gün sürmüş ve bu Kongre sonucunda şu kararlar alınmıştır.

“ 1-Millî sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz

2-Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümeti’nin dağılması halinde, millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.

3-İstanbul Hükümeti vatanı koruma ve istiklâli elde etme gücünü gösteremediği takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri millî kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Heyet-i Temsiliye yapacaktır.

4-Kuva-yı Milliye’yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.

5-Hıristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.

6- Manda ve Himaye kabul olunamaz.

7- Millî Meclis’in derhal toplanmasını ve hükümetin yaptığı işlerin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.”

Erzurum kongresinden sonra 4-11 Eylül 1919 tarihi arasında toplanan Sivas Kongresi sonucunda alınan kararlar şunlardır:

“1-Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.

2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekûn kendisini savunacak ve direnecektir.

3- İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.

4- Kuvay-ı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hâkim kılmak temel esastır.

5- Manda ve himaye kabul edilemez.

6- Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan’ın derhal toplanması mecburidir.

7- Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler, “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirilmiştir.

8- Genel teşkilatı idare ve alınan kararları yürütmek için kongre tarafından Temsil Heyeti seçilmiştir.”

Kendisini Selanik doğumlu olduğu için önce TBMM’de Cumhurbaşkanı seçtirmemek için TBMM’de yasa teklifi vererek Mustafa Kemal’in önünü kesmek isteyen kişi ile bugün yine sözde din adamı kisvesine girerek kendisine isim vermeden Selanik Yahudisi ve Dönme diyen kişi ve yine Ayasofya’daki bir Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı tarafından Mustafa Kemal’e hakaret eden kişi aynı kafa yapısında olup Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığından beslenmektedir.

Ama bu zavallı kişilerin unuttukları bir şey var. Mustafa Kemal ve kendisi gibi yiğit arkadaşları tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti sayesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir Cumhuriyet kurumu olarak oluşturulmasıyla bu görevlere gelmişlerdir.

Bugün ülkemizde Selanik’ten gelerek Türk Vatanının kurtuluşunda başat rolü oynadığı halde Mustafa Kemal’e “Selanik Yahudisi”, “Dönme” diyenlere, yine Zalim ve Kafir diye O’na alçakça hakaret edenlere karşı mensubu olmakla onur duyduğum Bursa Barosu Başkanlığı kamuoyuna duyuruda bulunarak özetle şu cevabı veriyor:

“…Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuyan ve hakaret eden, halkı kin ve düşmanlığa sevk eden, din kisvesi altında toplumu kutuplaştırmaya çalışan, sözde din adamları hakkında Bursa Barosu gerekli yasal girişimlerde bulunacaktır. Milletimizin sokağa dökülüp kaos yaratılması için bilinçli olarak görevlendirildiğine inandığımız bu provokatörlerin hak ettiği cezaları almaları için Yargı derhal ve duraksamadan harekete geçmelidir. Bu provokatif söylemlerde bulunan kişilere itibar kazandırılmaması için bu yönde siyasi bir iradenin de ortaya konulması zorunludur…”

(DEVAM EDECEK)

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hukukçu| Mudanya Mektubu
YORUM YAZ