Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,408
DOLAR 8.29
EURO 10.00
ALTIN 474.05

Ne desek de, ne söylesek de anlatamadığımızdır AŞK…565 defa okundu

, kategorisinde, 30 Ağu 2020 - 21:38 tarihinde yayınlandı
Ne desek de, ne söylesek de anlatamadığımızdır AŞK…

Kalem her konuda yazar, dil her konuda konuşur. Ama konu Aşk’a gelince yazılanda konuşulanda Aşk’ı anlatmaya yetersiz kalır. Aşk; anlatamadığımız ama bedenimizin her organında, düşüncelerimizin her anında hissederek yaşadığımız çok güçlü bir duygudur. Aşık olmak bir rüya hali gibidir. Nasıl ki uyandığında rüyan kayboluyor ise; Aşk’da dile getirildiğinde susar. Çünkü kelimeler aklın kontrolü altındadır. Akıl, aşkı anlatamaz ki…

İnsan çok kişiye,çok şeye değil bir kişiye AŞIK olur. Aşk insanın bir kişiye çok güçlü duygusal bir bağ ile bağlanmasıdır. Aşk bu bağın adıdır. Bu bağ öyle bir bağ ki kişi bağlandığı andan itibaren kendisi olmaktan çıkar. Bu bağ ne bir tercih sonucu oluşur ne de bir seçim sonucu oluşur. Tercih ve seçim aklın işidir. Aşk akıldan azadedir, Akıl aşka ne dokunabilir ne de anlayabilir. Kişi neden aşık olduğunu anlatamaz. Çünkü Eros-un oku onu bir anda vurmuştur. Aşk bir vurulma hali olduğu için sebebi yoktur. İstediğin kadar anlat ne anlatırsan anlat ama aşkı anlatamazsın. Anlatabilmen için aklının başında olması lazım. Aşk aklı baştan alır. Aklı başında olmayanın (aşığın) aklı başında olanlara bir şey anlatmaya çalışması çaresiz bir çırpınıştır.

İnsanın yaşamı boyunca hayatına birçok insan ya da şey girer ve hepsiyle arasında duygusal bir bağ oluşur, bazısı güçlü bazısı zayıf. Bu görünmez duygusal bağın büyüklüğü (bu büyüklük zaman ve verilen emek ile eşdeğerdir) ölçüsünde hayatına giren herkes sende muhakkak bir tesir, bir değişim yaratmıştır. Hayatına giren insanlarla bu bağ bir nedenden dolayı koptuğunda içinde bir boşluk hissedersin ve bu boşluğu doldurmak için yeni bir bağ kurmaya çalışırsın. Köpeğin kaybolduğunda köpeğin ile aranda kurduğun bağın büyüklüğü ölçüsünde acı çekersin. İçindeki bu bağın yokluğunu kapatmak senin için zaman alacaktır. Bu duygusal bağın yokluğunu azaltmak için yeni bağlar kurmaya çalışarak kendini teselli edersin. İnsanlarla yada şeylerle aranda kurduğun duygusal bağ bir nedenden dolayı kopsa da seni tamamıyla yıkamaz.AŞK da bir bağdır seni birine bağlayan. Ama bu bağ öyle bir bağ ki seni tümüyle bir sarmaşık gibi sarıp sarmalar. Tırnağından saçına, ayağından başına kadar her uzvun ile aşık olursun. Aşk bağı diğer insanlarla ya da şeylerle kurduğun bağları görmeni engeller. O yüzden aşık’a kör derler. Aşık aşkından başkasını görmeyendir. Aşık için artık her şey -yemesi içmesi, düşüncesi hayalleri- aşkı içindir. Aşığın aşkı ile arasındaki bağ koptuğunda aşık eksik olmaz, bir hiç olur. Çünkü aşkı ile arasında kurulan  bağ bütün benliğini sarmalamıştı.

Aşığın maşuğunu kaybetmesi, aşığı hiç eder. Hiç olanın ne anlamı nede değeri olur. Aşık maşuğuna ulaşırsa ne olur. İşte asıl paradoks burada başlar. Leyla’nın yokluğu Mecnu’nu hiç eder. Leyla’ya kavuşmakta aşkı yok eder. Aşık aşkına kavuşunca benliği tamamıyla ele geçiren aşk sarmaşığının kolları gevşemeye başlar. Çünkü kavuşmak yeni bir başlangıçtır. Bu başlangıca sebep olan şey aşktı, ama bu başlangıcın sürekliliğini sağlamak akla düşer. Akıl devreye girince aşk ifadesi mümkün olan güçlü bir sevgiye dönüşür. Daha önceden neden aşık olduğunu anlatamıyordun. Neden onunla birlikteyim demeye başladığında artık akıl aşkı devralmıştır.

Aşk aklın standart kalıplarını yıkarak İnsana yaratıcılığın kapılarını açar. Sezen, aşık olmasaydı bu güzel şarkıları yazabilir miydi? Ahmet Paşa aşkla yanmasaydı yürekleri titreten  sözler ağzından dökülür müydü?

Geçer geçer daha öncekiler gibi        Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-iyar,                          

Bu da geçer neler neler geçmedi ki    Öyle bir mest oldum ki,

Yine düşer deli divane gönlüm aşka  O günden sonra başkalarının merhabalarını                   

                                                          S.A    Duymaz oldum

                                                                          A.P

 BENCE…

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ