Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,336
DOLAR 7.97
EURO 9.47
ALTIN 464.47

Ödüllü Proje! Çöktü..268 defa okundu

, kategorisinde, 27 Ağu 2020 - 16:03 tarihinde yayınlandı
Ödüllü Proje! Çöktü..

Bildiğiniz gibi basın mensupları, halkı ilgilendiren her konuyu irdelemek ve kamuoyunun bilgisine sunmak için bir uğraş içindedirler. Aynı zamanda bu konu asıl görevleri içindedir. Biz de aynen bunu yapıyoruz.

Arnavutköy Balıkçı Barınağı yanında bulunan plaja ilçe belediyesinin yapmış olduğu duş ve tuvalet (hela) tesisleri önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır.

Yapılması elbette iyi olmuştur.

Gel gelelim, zaman geçtikçe nüfus arttı. Denize giren sayısı arttı. Gelenlerin önemli bir bölümü yerli turist.  Yani o bölgeye lağım çukurundan pis ve mikroplu  su akıntısı olduğunu bilen yerli insanlar gitmiyor.

Belediyemizin değerli yöneticileri oradaki denize akan lağım suyu taşkınını önlemek için geçtiğimiz günlerde bir çözüm üretmişler diye duymuştuk.

Neydi bu önlem? Çukurun taşmasına duş sularının aynı yere akması neden oluyor diye, duş giderini doğrudan denize bağlamışlardı. Ben de bunun çözüm olamayacağını belirtmiştim. Çözüm yolunu da yazmıştım geçen günlerde.

23 Ağustos 2020 Pazar günü saat 18.00 sıralarında sonucu görmek için gittim.

Plaj kalabalık… Lağım çukuru taşkın durumda denize akıyor! Aktığı yerde bir anne denizde; çocukları, suda oynuyor!

Hemen çukur kapağı yanında yere örtü sermiş, orta yaşlı bir adama soruyorum; sizce bu denize akan sıvı nedir?

Adam; “Bilmem abi. Herhalde sudur” dedi.

“Bu lağım suyu ,hela gideri (!) deyince ayağa kalktı, yüzüme duygusuz, ilgisiz, sakin bir şekilde baktı… Bari şu kadına söyleyeyim de çocukları oradan çıkarsın diye hamle yapınca, beni durdurdu. “Abi; o benim eşim, çocuklar da benim” dedi.

Yani eşi ve çocuklarını denizden, pislikten çıkarmak için hiçbir hareket yapmıyor adam.

Ben olsam; koşarak gider, hemen ailemi oradan uzaklaştırırım.

Bu defa beceriksiz yöneticilere olan kızgınlığım adama yöneliyor. Kızgın bir şekilde ayrılıyorum oradan.

Adam çocuklarını ben ayrılana kadar çıkarma zahmetine katlanmadı. Sonra ne oldu bilmiyorum ama tüm bu pisliğin sorumlusu basiretsiz, beceriksiz, yerel yöneticilerdir.

Anlamadığım bir diğer konu da bu kadar yazıp duyuruyoruz bir çevre kuruluşu, sivil toplum örgütü merak edip bu sorunu gündeme getirmiyor. Etkin bir faaliyette bulunmuyor.

Nasıl sivil kuruluşlar ki, bunların hiçbir etkinlikleri yok bu konuda?

***

Sel Karadenizin kaderi mi?

Hiçbir afet insanların kaderi olamaz. Neden mi?

Her afetin önceden alınacak önlemleri var. Her afet için önceden yapılacak işler için  bilimsel önemler var. Bunu yapmayan ya da bu önlemleri önceden almayan, önlemlere uymayan yöneticiler ve insanlar olduğu müddetçe bu afetler olur.

Bunların örneğini deprem ülkesi olan memleketimizde sık sık yaşıyoruz. Sel bölgesi olan Karadeniz’de de gerekli önlemler alınmamış ise sel afetlerine, ölüm ve kayıplara “Kader” diyebilir miyiz?

Dere yatakları ıslah edilmiyor ise, kıyılara ve dere yataklarına bina yapılıyor ve bunlara izin veriliyorsa sel kıyım yapar.

Dere yatağına yapılan ve sel sırasında yıkılan üçlü menfezi görmüş olanlar vardır. Köprü yerine menfez yapılırsa, kuvvetle gelen sel elbette olayda olduğu gibi, yolu ve üzerinde bulunan araç ile birlikte uçar gider.

Belediyelerin derenin içine yaptıkları belediye hizmet binalarına ne demeli? Sorumsuz yöneticiler denetim sistemini iyi işletmiş olsalardı, ne bu sellerde can ve mal kayıpları  olur, ne de virüs salgını bu kadar artarak devam ederdi..

Ayrıca bu felaketlerin önceden önlenmesi için yöneticilerin; bilgili, yetkin, donanımlı, liyakatli, deneyimli olmaları gerekir.

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Metin AYTÜRK
YORUM YAZ