Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--

“Thank you!” “Mister Tom Barrack (Bay Tom B.)!”7385 defa okundu

kategorisinde, 08 Ara 2025 - 21:10 yayınlandı.
“Thank you!” “Mister Tom Barrack (Bay Tom B.)!”

“Yurttaşlar”,

Bu “Bay Tom B.”a son laflarından ötürü ne kadar teşekkür etsek azdır, emin olun! 1919’un anlamını ne kadar da “güzel” dile getirmiş! Neye kızıyorsunuz? Doğruyu söylemiş! Eşe dosta, bilene bilmeyene/bilmek istemeyene, anlayana anlamayana, dosta düşmana “her eve lazım” bir laf!

Gelin bu lafı/lafları; bir elde gazete, gözler TV’de kahvehanelerdeki sohbetlerden dinleyelim/aktaralım:

Len gardeşim ne göze laflaa devemiş bu  ABD Elçisi Mister Tom! Len, Atalarımız 1919 dan beri, şimdide biz Kuvvayı Milliyeciler/Cumhuriyetçiler ne yapdıımızı, ne dediğimizi bilyoz da fakat bunu Mister’lerin devemesi/teslim etmesi başka.

Bak bak bak ne demiş Yunan gazetesine göryomun?!; “1919’dan beri bizi engelliyor”! demiş. Neymiş engelleyen; “1919 sonrası ulus-devletleşme, Doğu Akdeniz’in jeoekonomik düzenini kilitleyip engel oluşturdu.*

Yaa bak hele; “Ulus-Devletleşme”imiş engelleyen! Yani neden bahsediyor?! Halaskar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün büyük önderliğinde 1919’dan 1923’e Cumhuriyetimizin kurulması ile taçlanan Türk Devrimi’mizden! Ya Ulus dediği hangi ulus? Türk Ulusu!

Len sadıç en son 4 Aralık’ta demiş bunları da, ondan önce dedikleri de var.
Aşağıda onları da okuyam da, ondan sonra decemizi deyem.

Bak bak ağzından dökülen incilere bak! “Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir. Benim için İzmir, Yahudilerin, Müslümanların, Hıristiyanların bir arada yaşadığı, bu toplulukların harmanlandığı bir örnek. Bu tüm dünyada ve Orta Doğu’da olması gereken bir durumdur. Bence Türkiye, tüm bunların merkez noktası olabilir”. Hee “Türkiye Osmanlı milleti sistemine geçmeli” de demiş! Bak bak sen!

Başka? “Caspian’ın/Hazar denizinin Akdeniz’e açılan kapısı Yunanistan ve Türkiye’dir.” demiş!

Başka başka? Doğu Akdeniz’de yeni bir düzen kurmanın zamanı geldi.” demiş!

Bak sen “Bay Tom”a! Bu laflaanı Yunanistan’a gidip orda söyleyo bi de!

Len Sadeç, bundan soonasını kendi aramızda gonuşmayı bırakam, yerin gulağı var. N’omaz N’oomaz, duyan eden olur.  Biz en eyisi senlen bu “Bay Tom”a mektup yazıp hem decemizi deyem, hem de bizim dedikleemize söölecek lafın vaasa gaveye bekleyoz deyem.

“Gaveciii” çayları tazele…

“BAY TOM B.”

Öncelikle sana bi gamyon dolusu teşekkür, 1919un anlamını bu kadar “güzel” dile getirdiğin için. Hay aağzıın “balla” dolsun. Senin 1919 dediğin, siyaset sosyolojisinde “1919 Türk Devrimi” diye geçer. Eyi oku!

Yavv bizim bir asırdır dediğimiz laf bu.  “1919 sonrası ulus-devletleşme bizi engelliyor” demişin, ABD Elçisi olarak. Sağool! He valla öyle!

De, bazı vatandaşlarımız bu laftan sonra da nedamet getirmiyorlarsa konuyu onlarla konuşuruz artık, seninle değil; bak gördün mü 1919 neymiş deye!

De, yalnız sen ABD’nin Türkiye Elçisi’misin? Ve “ABD Başkan”ının” “Suriye özel temsilcisi” olarak da atanmışsın. Yoksa bunların üstüne birde “Ege Denizi’nden Doğu Akdeniz’e, oradan Hazar Denizi’ne” kadar “Bölge Valisi’misin”?! Bu böyle ise bunu açıkça deve de bilem!

O zaman “ABD Elçiliği” makamından alsınlar seni. Öyle ya, sınırları kendi kafanda olan Bölge Valiliğinin yanında Elçi’liğin lafımı olur? Gene Ankara’da oturur, gene ABD elçiliğinde ikamet ed ne beis. Ve istediğin lafı sööle! Garışmayız. Garışmayız derken ayrı garışırız. ÇÜNKÜ LAFLAANI “ELÇİ” OLARAK SÖYLEDİĞİN ZAMAN; LEN BU ABD ELÇİSİ OLARAK BİZİM MİSAFİRİMİZ SAYILIR, FAKAT TARİHİMİZE/GELECEĞİMİZE LAF EDYO DEYE, GÜCÜMÜZE GİDYO! BUNU BİL!. EYİ BİL!

Birde, ABD Başkanı D. Trump’ın en yakın başarılı çalışma yardımcılarından birisi imişsin de ondan gönderilmişsin bu bölgeye, bunu da okuduk..

Hee gelelim Amerika-ABD tarihine ve Elçilik düzeyinde Türkiye Cumhuriyeti-ABD ilişkilerine:

“Bay Tom B.”,

1) Gezgin Kristof Kolomb’un keşfettiği Amerika kıtasına, hemen akabinde Avrupa’daki krallıkların limanlarından krallıklar adına kalkan define arayıcı gemilerin tayfalarının bir kısmının cezaevlerinden koşullu affedienler olduğu tarih yayınlarında yazar değil mi?

Ah o dünyanın en yüksek kültürlü avcı toplumu “caanıım” Kızılderili’ler!. Kızılderililerin kovboy filmlerinde söylendiği gibi vahşi olmadıkları, yüksek kültürlü avcı toplumu olarak; birine isim vermede bile kabilesi için avcılık adına yararlılık göstermesi gereken ilkeleri başta olmak üzere çadırları, kıyafetleri… Neresi vahşi! Sadece yaşam yerlerini, yaşamlarını koruma eylemleri var ortada…

Amerikalı beyazların 1776’da İngiltere Krallığına karşı yayımladığı “Bağımsızlık Bildirisi”nin bedelini Kızılderililer ödemiştir. Canları ve hala daha yok edilemeyen/silinemeyen Kültürlerinin geleceği ile.

“Bay Tom B.”, “Dünya halkları ve ABD konusu”na okurun bildiği bir tarih olarak hiç girmiyorum, yazının hacmi çerçevesinde. Ancak bir cümle; 1973 Şili’nin bakırından Venezuela’nın petrolüne gelmiş sıra da, bizim taraf da da diğer madenler bi tarafa, nadir elementlerde mi?

2) “ABD ile, gözlemci olarak katıldığı Lozan Antlaşmamızda sonra  “6 Ağustos 1924’de ayrı bir Dostluk ve Ticaret Antlaşması** imzalandı… Esas olarak bu ikili antlaşma da Lozan sisteminin bir parçası sayılır. Nitekim bu antlaşma ile Türkiye’nin kapitülasyonları kaldırması ABD tarafından da kabul edilmektedir. İşte ABD’deki Ermeni lobisinin inanılmaz gayretleri sonunda Amerikan Senatosu’nda reddedilen antlaşma budur (sene 1927).
Son bir nokta olarak Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki resmi ilişkilerin, bir idari karar demek olan Modus Vivendi yoluyla 1927’de gerçekleştirilen karşılıklı büyükelçi alışverişinin sağlanmasından sonra başladığını ve bugüne kadar böyle bir idari kararla sürdüğünü anımsatayım./ Emre Kongar”

Yani ABD ile 1927’de başlamış Büyükelçi alışverişi 98 yıl önce de en son sen geldin “Bay Tom B.”.
De ne geliş!

Bu 98 yıllık süreç de olan biten herkesin malumudur TC-ABD ilişkilerinde!

Bu ilişkilerde bendeniz bir Yurttaş olarak iki noktaya değinmeden geçemiyeceğim.

İkinci Dünya Savaşı sonrası, ışıklar içinde yatsın “Uğur Mumcu”nun kitabının ismi olup bendenizin daha geniş çerçevesi ile tanımladığım “45 lerin cadı kazanı”nda iki konu var ki; Truman Doktrini çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün “hayır istemiyoruz” demesine rağmen ABD Başkanı Truman’ın “alacaksın” dediği Marshall Yardımı ki bunun bedeli olarak iç muhalefetin yanında ABD’nin de müdahil olduğu bir süreç/bir kararla Köy Enstitülerimiz hedef alınarak TC MEB Hasan Ali Yücel ve İlk Öğretim GM İsmail Hakkı Tonguç ve o ekip görevden alınmıştır. Sonrası malum maalesef!

Marshall Yardımı nedeniyle ikinci ve son değineceğim nokta.
“Varolan veya tarıma açılan araziler karşılığında kredi” çerçevesinde, içim yanarak yazıyorum, sivrisinek/sıtma bahane, 1950’li yıllarda da Kütahya/Simav Gölü ve Antakya Amik Gölü kurutulmaya başlanmıştır. Bu iki gölümüzü “abi kardeş” ilan etmiştim. Hatay Üniversitesi’nden akademisyenlerle görüştüm, orada da salgın anlamında sivrisinek/sıtma görülmemiş o yıllarda da, Simav Gölü’nün kurutulması konusunda çocukluğumdan şahidim, Simav Havzası’nda salgın anlamında sivrisinek/sıtma görülmedi.

“Bay Tom B.”, işte TC-ABD ilişkilerine iki bakış.
Bakma sen 1968’de Dolmabahçe’de 6. Filoyu kıble (haşa) belirleyip namaz kılanlara. Bu taraflarda politikalarınızın sonu bütün bu yaptıklarınıza rağmen eyi görünmeyo, er yada geç göreceksiniz!

“Mister Tom Barrack”, yukarı da”..“Bay Tom B.”a mektup yazıp hem decemizi deyem hem de bizim dedikleemize sölecek lafın vaasa gaveye bekleyoz deyem.” dedidik de bu kadar hatırlamadan sonra bu davet lafımızı geri aldık.
BİZİM GAVEDE “İSTENMEYEN ADAM” İLAN EDİLDİN DE!
Evet, anladın mı? “PERSONA NON GRATA !”

Saygılarımla
M. Orhan Nasuhoğlu
“YURTTAŞ”

  * halktv.com.tr vd.
 ** Emre Kongar
*** Bu yazı “Bay Tom B.”nin “bölge için monarşi” lafından evvel kaleme alınmış olup ayrı bir yazı konusudur.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ

1 YORUM
  • Bekir SezenYanıtla

    Güzel bir yazı. Kalemine ve yüreğine sağlık

    Ara 12, 2025 15:42