Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,127
DOLAR 8.32
EURO 9.76
ALTIN 499.31

Afrodit, ağzında sakız37 defa okundu

kategorisinde, 26 Eyl 2019 - 20:50 tarihinde yayınlandı

Bugün bizim varoşun köhneliğinden, çamur çökeğinden sıyrılıp şehrin göbeğine, asfalt caddelere, yeşil parklara saldım kendimi. Baktım ki; çiçeklerin kimi narin, kimi dikenli, sıralanmış sanki güzel, çirkin, veli, deli… Zıtlıkların arasında çırpınıyor gördüm beşeri. Bunların bir kısmı kaderi ama çoğu biz insanoğlunun eseri.

Bir mağazanın vitrininde kocaman bir kâğıt üstünde büyük harflerle “ Bu cama ilan yapıştırmak yasaktır!” yazılıydı, gülmeden edemedim tabii. Sonra “Park Edilmez” levhasının altında sıra sıra arabalar,”Çimlere Basmayınız!” yazısının yanında bağdaş kurmuş piknik yapan insanlar…

Ben de oturdum bir ağaç gölgesine. Şöyle gözlerimi kapattım kendimle başbaşa kalayım istedim. Nerde? Sesin geldiği tarafa baktım, bir çift oturuyordu yanımdaki bankta. Kadın güzel mi güzel, alımlı mı alımlı, Afrodit misali, giyim kuşamhaza hanımefendi ama ağzında kenger sakız, cakırcakır konuşuyor küfürlü laubali. Adam ise manken gibi, üstü başı temiz, duruşu güvenli. Eh! annem boşa dememiş: “Dış görünüşe önem verme. Bak elektrik süpürgesine, içindeki tüm pisliğe rağmen çekici.”

Seyfullah amcam geldi aklıma. Onunda görünüşü kelli felli, adamda para gani amma üstü başı hırpani, soğan ekmek yemekten kokuyor nefesi. Kendi ne kadar paraya yakınsa eline o kadar uzak kesesi. Üstelik karısına karşı ağır eli

Ya bizm Celil’e ne demeli?El değmemiş kız ararken, ellemediği kız bırakmayan, mahallenin namus bekçisi. “Öyle makyaj yapan kızları sevmiyorum!” deyip de bakımlı kızların peşinden ayrılmayan, doğruluktan, güzel ahlaktan dem vurup kedinin kuyruğuna teneke bağlayan, eceline susamış, cami duvarına işeyen biri. Her zaman anlının ortasına şöyle bir yumruk çakmak isterim de; içimden geçirdiklerimle, yaptıklarım çelişkili.

Bir el dokundu omzuma, baktım bizim Makbule teyze. O da bir başka deli. Yemek yiyerek rejim yapar kendisi. Tutumluyum” der de dolabında kırk ayakkabı vardır, Sağa sola sığmaz elbisesi. Allah için çok temizdir, evine bal dök yala ama balkondan aşağı atar her nevi zibili.

Onun eskisi, bunun yenisi, onun çirkini, bunun güzeli diye bütün tanıdıkları alt üst ederken susadım. Bir su alayım diye girdim markete. Baktım en sevmediğim arkadaşım Mücella, kasa başında. Sarılmalar öpüşmeler gırla. Bir de demez mi dikilip karşıma? “Duydun mu Perihan! Şu bizim yetmişlik Selvi, evlenmiş yirmilik oğlanla, hem de zenci” Ona “şu bizim yetmişlik Ahmet ağa, dokuzluk sabiyle evlendi” desem şaşırmaz inan ki.

Hem ben hiç dedikodu yapmasını sevmem ki!…

Ondan kurtulmak için tezce daldım raflara. whatsaaptan, facebooktan şahsıma atılan mesajlar geldi aklıma. ”Aman şu İsrail Malı alma! Şu Amerikan Malı alma! Şu Çin, şu Fransız, şu Alman…” Almayım da hiç Türk Malı yok ki raflarda. Bir de yerli malı kutlarız her 12 Aralık’ta.

Şöyle düşündüm de Türkiye tam bir tezatlar ülkesi. Polis hırsız aynı safta, uyuşturucu ile mücadele edenler uyuşturucu bulundurmakta, Sevgi Dostluk Barış Festivalinde insanlar birbirini tartaklamakta, devlet hazineyi soymakta, halk gözünü yummakta, siyasiler ekonominin büyüdüğünü söylüyor ise de halk açlıkla büyük bir savaşta ve yine siyasiler bin bir avaz ile sesleniyor halkına: “Kemerleri sıkın! Tasarruf edin!” Ama kendileri sarayda, kadillakta, dini kullananlar ayeti, hadisi kendine göre yorumlamakta, masal, meselle halkı uyutmakta, elin gâvuru bizden daha iyi ahlakta, dünün sağcısı bugün solda, köylü yurdun efendisi, hasadı kalıyor tarlada, borç veren iyi, alacaklı kötü… vs…vs…vs…

“Bıktık yaşamaktan!” diyoruz ama istemiyoruz ölümü…

Yaşıyoruz vesselam, tezatlara bürülü!

Tanrım korusun bizi…

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Perihan DİRİCAN
YORUM YAZ