Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,377
DOLAR 8.09
EURO 9.76
ALTIN 460.62

Hamam havlusu439 defa okundu

kategorisinde, 11 Şub 2021 - 05:56 tarihinde yayınlandı
Hamam havlusu

Öğretmenlik zor zanaat. Her şeyden önce sevgi, saygı, sabır. sebat, empati, heyecan, merhamet, fedakarlık gösterecek çelik yürek ister. Bazen öyle olaylarla karşılaşır ki bir öğretmen, şayet yüreği çelikten değilse onu toplamak için kürek ister. İşte birebir yaşadığım bir olay ki bu yaşadığım yaşanmış olayların yanında devede kulak.

Memleketimizin her bir yerinden gelme, orta ve alt gelirli ailelerin oluşturduğu şehrin varoş mahallelerinin birine atanmıştım. Ve o mahalleyi yansıtan; üstü başı düzgün, paspal, temiz, kirli, çalışkan, kendine yetemeyen öğrencilerin oluşturduğu bir sınıfım vardı. Öğretmenliğimin on dördüncü senesiydi ve o sene; “Ne kadar tecrübeli olursan ol, okul sana yeni tecrübeler eklemeye gebedir” sözünü bana bir kez daha hatırlattı. 

Mayıs ayının on dördü ve bir Anneler Günü’ydü. 
Günü kutlamakla görevli arkadaşımız her sınıftan birer ikişer çocuk almış; şiirler, skeçler, koro ve şarkılardan oluşan iyi bir program hazırlamıştı. En son koro çıkacak şarkılarını söyledikten sonra programı izleyen annelere ellerindeki çiçek sepetinde bulunan çiçekleri dağıtacak sonra da hediyelerini annelerine takdim edeceklerdi.

Sıra koroya yaklaştığında bir öğrenci kulağıma eğilip beni Selmin öğretmenin çağırdığını söyledi. Selmin programı hazırlayan öğretmendi. İçeri gittiğimde benim koroya katılan öğrencim Ali’nin gözyaşları içinde olduğunu, arkadaşımın da ona bir şeyler anlattığını gördüm.

– “Neler oluyor Selmin Hanım, Ali’m bir suç mu işledi?”
– “Elindeki paketi bırakmaya bir türlü ikna edemiyorum! Böyle sahneye çıkacakmış. Ne olur bir de siz konuşur musunuz?”

Selmin öğretmen diğer çocukların üstünü başını düzeltmeye giderken benim çelimsiz Ali’m, içinde alelade gazete kâğıtlarıyla sarılmış kocaman bir paket bulunan pazar poşetini sürükleyerek geldi yanıma.
-“Ne oluyor Ali?”
Ali konuşmaya baştan itiraz etse de sonun da açıldı. 
– “Öğretmenim bunun içinde anneme hediye var”
– “Eee ne var bunda, güzel işte, programdan sonra verirsin annene, şimdilik koy buraya.
Ali tekrar ağlamaya başladı.
– “Öğretmenim, koyamam!”
– “Neden?”
Tekrar ağlamaya başladı. 
– “Ama bu hamam havlusu!” 
– “Eeee ne olmuş hamam havlusuysa?” 
– “Arkadaşlarım “ Bu kadar büyük ne aldın? Aç bakalım!” diye beni zorladılar. Şimdi burda bırakırsam açıp bakarlar, görürlerse benle dalga geçerler”
– “Neden dalga geçsinler Ali?”
Ali boynunu büktü. Meraklandım. Sonunda hıçkırıklar arasında anlatmaya başladı.

Ali beş çocuklu, gariban bir ailenin çocuğuydu. Annesi ev hanımıydı, babası orda burada amelelik yaparak kıt kanaat evi geçindiriyordu.. Okul Aile Birliği yardımlarına  sınıfta ilk onun adını yazardım.
Meğer bizim Ali o gün, hediye alacak para bulamayınca tutmuş banyoda kullanılan havluyu gazetelere sarmış getirmiş. Gülsem mi ağlasam mı? Şaşırmıştım. Ona;
– “Peki Ali, neden el havlusu değil de banyo havlusu? diye sordum.
– “İstedim ki diğer arkadaşlarımın hediyesinden daha büyük görünsün!”
İçim yanmıştı. Gözyaşlarımı içime akıtarak; 
– “Bak Ali” dedim. “Şimdi sen öğretmenin istediği gibi çık şarkılarını söyle. Bu havlu bende kalsın. Sonra sen onu aldığın yere geri koyarsın.” 

Çantamdan kendi annem için aldığım cafcaflı jelatinle paketlenmiş bir bluzu çıkarıp ona uzattım.  Ali jelatinin üzerinde elini dolaştırırken pırıl pırıl gözlerle bana baktı. İnanamıyordu. Mendilimle gözyaşlarını silip yüzünü okşadım, öptüm. Ali hediye paketini, oradaki hediye paketlerinin en üstüne koymaya dikkat ederek yerleştirdi ve adeta uçarcasına koroya katılmak için koştu. 

Şimdi de ben oraya çakılı kalmıştım. Birinin gelip gözyaşlarımı silip beni salona götürmesi lazımdı.

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Perihan DİRİCAN
YORUM YAZ