Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,454
DOLAR 7.37
EURO 8.94
ALTIN 436.34

Hayat Milli Piyango!184 defa okundu

kategorisinde, 05 Oca 2021 - 15:13 tarihinde yayınlandı
Hayat Milli Piyango!

Bana “Hayat ne?” diye sorsalar; “Hayat bir milli piyango” derim. “Belli bir zaman içinde beklentilerinle yaşayıp büyük, küçük, amorti, hatta amorti bile rastlamadan bu dünyadan çekilişindir.” Derim. 

Bütün mesele senin hayat için bilet alıp almamanla ilgilidir. Aldığında ancak hayatın varlığını hissedebilirsin. Aldığın çeyrek, yarım, tam bilet senin bulunacağın konumu belirler. Çünkü aldığın bilet kadar hayal kurar, hedef belirlersin. Buna da tanrı vergisi aklın, bulunduğun çevre ve maddi, manevi imkânlar yönlendirir. 

Hayatın her ayın dokuzu gibi belli periyodlarda şans dağıtma olasılığı yok tabii ki, o her an kapını çalabilir. Seni sevince boğabilir, aynı zaman da yere de çakabilir. Bütün mesele ona karşı her daim dik durabilme, cesaret ve gücündedir. Bu güç nedir? Tabii ki “umut” tur.  Umduğun, yani “umut” ettiğin, yani yaşama inancını içinde taşıdığın sürece hayat önünde parıl parıl parlayacaktır.

Nefes alabilen her canlı umutla beslenir. Göçmen kuşlardan tut da yırtıcı hayvanlara kadar her canlı avlanacağı yere av bulma umuduyla koşar, kanat çırpar. Çiçek güneşe, suya erme umuduyla dal, kök salar. Umudun olmadığı yerde yaşam aşkı diye bir şey kalmaz.  Ama umut kara gözlükleri takıp gözüne ufukta ışık aramak değildir ya da denize düştüğünde bir denizkızının gelip seni kurtarması, hiç çalışmayıp girdiğin sınavdan fazla not beklemek de değildir. Bunlar olsa olsa bir hayaldir. Kendine çeyrek bilet alan biri hayallerini büyük ikramiye üzerinden yapabilir ancak umudunu o yönde beslerse sonu hüsran, deliliktir. Bunun için insan önce kendini bilmelidir.

Yeni umutlarla yeni bir yıla girdik. Önümüzdeki günlerin iç açıcı olmadığını biliyoruz, ancak eski yılın güçlüklerinden nasıl sıyrılıp çıktıysak bundan da çıkmasını bileceğiz. Yeter ki içimizdeki umut ışığını söndürmeyelim.

Büyük şair Mehmet Akif; 1913’ te “Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı?” şiirine şöyle başlamıştı

“Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun!

‘Yandık! ‘diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!”

Ve aynı Akif 1921 yılında, Anadolu lime, lime edilmiş, kan revan içindeyken halkına şöyle seslenecekti:

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.”

Umudu ve umudun başarısını bundan güzel ne anlatabilir ki?

Güzel bir geleceğin hayal değil, hedefimiz olması dileğiyle…

Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Perihan DİRİCAN
YORUM YAZ