Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,112
DOLAR 7.56
EURO 8.96
ALTIN 473.93

Tehlikenin farkında mısınız? (2)93 defa okundu

, kategorisinde, 27 Ağu 2020 - 16:01 tarihinde yayınlandı
Tehlikenin farkında mısınız? (2)

Hava, Kızılderili için değerlidir. Çünkü her şey aynı nefesi paylaşır. Hayvanlar, ağaç, adam hepsi aynı nefesi paylaşır. Nefes aldığı hava beyaz adamın dikkatini çekmiyor gibi pek çok günden sonra ölen adam gibi kötü kokuyla uyumuş. Ama eğer size toprağımızı satarsak havanın bizim için değerli olduğunu hatırlamalısınız.

Çünkü hava sağlığı tüm yaşamla aynı ruhu taşır. Büyükbabamıza ilk nefesi veren rüzgar, onun soluğunu da kabul edendir ve rüzgar çocuklarımıza yaşam ruhunu da vermelidir. Ve eğer size toprağımızı satarsak onu beyaz adamın bile gidip çayırın çiçeklerinin tat verdiği rüzgarı tadabilecekleri bir yer olarak ayrı ve kutsal tutmalısınız. Toprağımızı alma teklifinizi düşüneceğiz. Eğer kabul etmeye karar verirsek bir şart koyacağım. Beyaz adam, bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi davranacak. Ben vahşiyim ve başka bir yoldan anlamam. Çayırlarda binlerce çürüyen bufola gördüm beyaz adamın geçen trenden vurup bıraktığı.. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın bizim sadece canlı kalmak için öldürdüğümüz bufoladan nasıl daha önemli olabildiğini anlamıyorum.

Hayvanlar olmadan insan nedir? Eğer bütün hayvanlar bitse, insan bunun büyük yalnızlığından ölürdü. Çünkü hayvanlara ne olursa insana da aynısı olur, kısa süre içinde her şey birbirine bağlıdır. Ayakları altındaki toprağın büyükbabalarımızın külleri olduğunu çocuklarınıza öğretmelisiniz. Böylece toprağa saygı duyarlar.

Çocuklarınıza; toprağın, akrabalarımızın yaşamlarıyla dolu olduğunu söyleyin. Çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza öğrettiğimizi öğretin. Dünya, annemizdir! Dünyaya ne olursa dünyanın oğullarına da aynısı olur. Eğer insanlar yere tükürürse, kendi üzerlerine tükürürler. Bunu biliyoruz biz. Dünya insana ait değildir, insan dünyanındır! Bütün her şey bir aileyi bağlayan kan gibi birbirine bağlıdır. Dünyaya ne olursa, oğullarına da o olur. Hayat ağını insan örmedi. O sadece bir lif. Onun içinde ağa ne yaparsa kendine yapar, dalgalar gibi.. Ama halkım için ayrılan bölgeye gitme teklifinizi düşüneceğiz. Ayrı ve barış içinde yaşayacağız. Geri kalan günlerimizi nerede geçireceğimiz çok az önemli. Çocuklarımız, babalarının yenilgiyle aşağılandığını gördüler. Savaşlarımız, utanç duydu ve yenilgiden sonra günlerini aylaklık etmeye ve vücutlarını tatlı yiyecekler ve sert içkilerle kirletmeye harcıyorlar.

Bir saat, bir kaç kış ve dünyada bir zamanlar yaşamış büyük kavimlerin veya şimdi ufak topluluklar halinde ormanda dolaşanların çocukları kalmayacak. Bir zamanlar sizinkiler gibi güçlü ve umutlu olanların mezarlarında yas tutmak için… Ama niçin halkımın geçip gitmesi için yas tutalım? Kavimleri insan yapar, o kadar insanlar gelir ve gider, denizin dalgaları gibi. Konuşan ve yürüyen beyaz adam bile bu ortak kaderden ayrı tutulmaz. Hepimiz kardeş de olabiliriz göreceğiz. Bildiğim bir şey var ki, beyaz adam belki bir gün keşfeder. Allahımız aynı Allah. O insanın Allah’ı ve şefkati, Kızılderili için de, beyaz adam içinde aynı. Bu dünya onun için değerli ve dünyaya zarar vermek, onun yaratıcısını küçümsemektir. Beyazlar da geçip gidecek, belki bütün diğer kavimlerden önce yatağına pislik yığmaya devam et. Bir gece kendi pisliğinde boğulacaksın. Ama yok oluşunda seni bu topraklara getiren ve özel bir nedenle sana bu toprak ve Kızılderili üzerine hakimiyet veren Allah’ın gücüyle yıkılmış olarak parlayacaksın. Bu son bize bir sır. Çünkü biz bufolar katledildiğinde vahşi atlar ehlileştirildiğinde ormanın gizli köşeleri, pek çok insanın kokusuyla dolduğunda ve diri tepelerin görünümü, konuşan tellerle lekelendiğinde anlamıyoruz. Çalılık nerede? Gitmiş ve hızla tay ve ava elveda demek nedir? Yaşamın sonu ve yaşamaya çalışmanın başlangıcı. Bu dünyadan en son Kızılderili de yok olduğunda ve anası sadece çayırlar üzerinde hareket eden bir bulutken bu kıyılar ve ormanlar hâlâ halkımın ruhunu muhafaza edecekler. Çünkü onlar bu dünyayı, yeni doğanın annesinin yürek atışını sevdiği gibi severler. Öyleyse eğer toprağımızı satarsak; onu bizim sevdiğimiz gibi sev, onunla bizim ilgileneceğimiz gibi ilgilen. Diyarın anısını onu aldığında olduğu gibi sakla ve bütün gücünle, bütün aklınla, bütün kalbinle onu çocukların için koru ve sev. Allah’ın hepimizi sevdiği gibi..

***

NOT: 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun.

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tevhide TÜRKEN
Ankara Mektupları
YORUM YAZ