Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,377
DOLAR 8.09
EURO 9.76
ALTIN 460.62

Bir sergiden izlenimler123 defa okundu

kategorisinde, 25 Şub 2021 - 16:57 tarihinde yayınlandı
Bir sergiden izlenimler

O gün yapmam gerekenler arasında Fransız Kültür Merkezi’nde açılacak olan sergiye gitmekte vardı. Bu sergi İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören hastaların yapmış oldukları uğraşlarının sergisiydi. Evdeki işlerimi bitirdikten sonra yola koyuldum. Fransız Kültür Merkezi’ne geldiğimde sergi salonunun içi çağrılı davetlilerin yoğunluğu dikkat çekiciydi. Ses aygıtlarından duyulan klasik müziğin usta isimlerinden Edward Elgar’ın insanın içini ısıtan müziği eşliğinde sergiyi dolaşmaya başladım. Gördüğüm bu enteresan eserlerse beni zaman zaman bunları yapanların bedensel sağlıklı olmalarına karşın ruhen hasta olduklarına da inanansım gelmiyor.

İşte yoğun derinliği olan bir tablo… Fonda koyu gri bulutlarla kaplı bir gökyüzü peş peşe ardı sıra yükselerek gelen beyaz köpüklü haşin dalıyorlar arasında çaresiz bir kadının yaşam çırpınışları…

120’te 70 santimetre ebadında başka bir tabloda ise yanlamasına yatık bir içki şişesi, şişenin içinde bir kobra yılanı, yılanın kıvrımları arasında gözleri dehşetle açılmış bir genç duruyordu. Bu görüntüden de çok etkilendim. Bu derin anlamlı eserin yapımcısını sormamam gerek kalmadan yanıma bir genç yaklaştı ve ben ressamım bu gördüğünüz tabloda benim yaşantımdan bir kesit. Alkol ruhumu, bu yılanda bedenimi esir aldı.

Ben şişenin içinden çıkmak istedikçe bu korkunç yılanın kıvrımları arasında neredeyse kaybolup gideceğim. Söylenen her şeyi duyar. Gözlerim her şeyi görüyor ama damarlarımda kan yerine dolaşan alkolün etkisinden kurtulamadığın içindir ki, kendi isteğimle bu hastanede tedavi görüyorum. Sonunda bakalım kobra yılanımı beni, yoksa ben mi onu yeneceğim henüz belli değil? dedi. Siz henüz çok gençsiniz eminim. Sizi esir alan şu yılanı yenerek bu şişenin içinden de sağlıklı olarak çıkacaksınız ve ileride yapacağınız nice güzel eserlerinizi kendi kişisel serginizi de görmeye geleceğim dedim. Hastane gönüllü genç bir hanımın önündeki reyonda ise çok enteresan kadın külotları sergileniyordu ki gerçekten şaştım kaldım.

Bu renk renk külotların üzerlerinde iğnelere batırılmış soğan, sarımsak asılmış, paslı asma kilitleri irili ufaklı göz boncukları vesaireler dikilmişti. Bunları yapan hastanın ruhsal yaşamını alt üst eden sorunu neydi? Sorumu ise şöyle cevapladı: Bu hastanın genç bir kadın olduğu kırsal bir yerden ailesi tarafından hastaneye getirildiğini küçük yaşta pek yaşlı çok zengin bir adamla sırf parası için evlendirilmiş. Sonunda genç kadının cinsel problemleri nedeniyle gösterdiği bir takım davranış bozukluklarına köyün yaşlı kadınlarınca teşhise konur. Bu gelin nazara geldi. Pis suların üstünden destursuz geçti, cin çarptı teraneleriyle kurşunlar dökülür, muskalar yazılır, okunmuş sularda işe yaramayınca sonuç işte gördüğünüz gibi…

İki yıldır hastanemizde tedavi görüyor. Şu anki iç dünyasını da dışa böyle yansıtıyor dedi. Beni derinden etkileyen, düşündüren, zaman zaman da tebessüm ettiren bu orijinal yapıtları yapanların ruhlarına, yüreklerine ve ellerine sağlıklar dileyip dışarı çıktığımda hava kararmış, lapa lapa yağan karın etkisiyle Başkent Ankara da beyazlara bürünmüştü. (Yıl 1993)

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tevhide TÜRKEN
Ankara Mektupları
YORUM YAZ