Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,454
DOLAR 7.37
EURO 8.94
ALTIN 436.34

Bir yılbaşı gecesi100 defa okundu

kategorisinde, 07 Oca 2021 - 15:50 tarihinde yayınlandı
Bir yılbaşı gecesi

Aylarca süren yoğun bir çalışmanın ardından bir hafta süreyle devam eden yeni yıl armağan panayırının son günüydü. Ziyaretçi açısından oldukça yoğun geçen mutlu ve mutsuz anılarla dolu bir yılı geride bırakmanın hüznünü de yaşıyorum.

Saat 19:30…  Panayırın bitiş anonsunu işittiğimizde; tüm panayırcı arkadaşlar birbirimizin yılını iyi dileklerle kutlayarak, her birimizin elinde, sırtında panayır süresince ürünlerimizi teşhir amacıyla kullandığımız karton kutular, araç ve gereçler, satışlarımızdan arda kalan ürünlerimizle bizlere bu imkanları sunan Dost Kitabevi’nden ayrılıp yollara düşüyoruz.

O da ne? Ankara’ya yılın ilk karı yağmakta… Hem de lapa lapa!

Taksi bulmak imkansız! Zira ellerindeki bagajları gören şoförler durmak şöyle dursun, bir de arabayı gazlayıp önünden hızlıca geçip gidiyorlar. Çaresizim Kızılay’dan Bakanlıklara doğru karlara bata çıka yürüyorum. Cadde ve sokaklar neredeyse boş.. Yanımdan yalpalayarak biri geçiyor. Üç beş adımdan sonra sendeleyerek dönüp bana bakıyor ve ağzının içinde bir şeyler geveliyorsa da almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle olsa gerek diksiyonu hayli bozuk olduğundan ben, pek bir şey anlamasam da biraz ileri de bu sefer ben de onun yanından geçerken ona “mutlu yıllar” diliyorum. O da paltosunun cebinden şarap şişesinin çıkarıp beline değin eğilerek beni selamlıyor.

Meclis duvarının dibine geldiğimde ellerimdeki yüklere yere bırakıp biraz dinlenmek istiyorum. Bir sokak kedisi bu elverişsiz hava koşulu nedeniyle olsa gerek, karlara bata çıka gelerek benden yardım istercesine ayaklarıma sürtünürken miyavlayarak yüzüme bakıyor. Başını okşarken ben de; “Görüyorsun, senin gibi çaresizim” dedim. TRT binasının önüne kadar gelmiştim ki, Mesnevi Taksi’nin boş olarak durağına dönmekte olan bir taksisi yanımda durarak, “Buyur bacım” dedi ve elimdeki kolilerimi de tıka basa arka bagaja, artanları da ön koltuğa yerleştirirken, “Ne de olsa 15 yıldır aynı semtin sakinleriyiz” dedi.

Eşim bu gecikmemden ötürü endişelenerek, beni pencere önünde bekler buldum. İçi boş kutuları çalışma odama bırakmak için kapısını açıyorum ama içeriye giremiyorum. Nedeni ise bu odanın içinde aylardır ellerimle tek tek ürettiğim ürünlerimin artık olmayışlarıydı. Saçlarını örüp bol satışlar dilekleriyle kurdelelerini bağladığım cici kızlarım, saçlarımdaki aklarla yüzümdeki çizgileri acımasızca bana gösteren o güzelim aynalarım, yorgun kalbimde açan taze kır çiçekleriyle bezediğim şamdanlarım nerdesiniz?

Yaşama arzusuyla ekip, ümit pınarımın sularıyla sulayıp ileride güzel günlerim de olacak umuduyla renklendirdiğim çiçek sepetlerim nerdesiniz?

Her birini yüreğimdeki sevgi selinden damla damla kalp işlediğim, ipek lavanta keseciklerim, onlar da yoktu odamda.. Hani sevginin sembolü kırmızı saten kalp yastıklarım da yoktu? Her birinin yüzünde kendi öz yaşamımı bulduğum, han şu sirkteki palyaço misali özel yaşamında yüreği kan ağlasa da sahnede yüzü hep gülen palyaço bebeklerim, onlar benim arkadaşım, sırdaşımdılar… Onlar da yoktu odamda!

Oysa sizleri tek tek üretirken ve satışa sunarken Tanrı’dan hep hayırlı ve bol müşteriler dilemiştim. İşte dileğim gerçek olmuş; ürünlerim satılıp bitmiş, evime dönmüş ama çalışma odama giremiyor ve hıçkırıklarla boğulurcasına ağlıyorum.

31.12.1986 / Saat 22:10

Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tevhide TÜRKEN
Ankara Mektupları
YORUM YAZ