Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--

Doğaperest271 defa okundu

kategorisinde, 29 Nis 2024 - 11:42 yayınlandı.
Doğaperest

Sevgili okurlarım,

“Son İmparator’a Öğütler” kitabının yazarı doğaperest Prof. Ali Demirsoy, bu kez de “Bir Biyoloğun Anıları” adlı kitabında şöyle diyor:

“Aslında son İmparator biziz ve kültürel evrim sürecinde karanlıkta el yordamıyla buraya kadar gelmişiz. Kitapta diyorum ki, son imparator sen bugüne kadar savurganca sadece doğanın zenginliklerini kullandın. Yanlışıyla doğrusuyla bugüne kadar geldin ama önümüzdeki yıllarda demografik hareketler dünyadaki bozulmalar artık sana ve bu savurganlığa izin vermeyecek. Ancak bir şey senin belirli bir rotada yürümene izin verebilir. O da bilim. Sen artık el yordamıyla yol alamazsın, bu bitti. Kısıtlayıcı faktörlerin başında genetik bilimin uygulamaları geliyor. Çünkü sen bir hamuru aldığın zaman bundan ekmek mi olur, pasta mı olur buna en başında karar vermelisin. Yoksa fırına soktuğunda bir ekmek hamuruyla bir pasta hamuru arasındaki farkı ayırt edememişsen bir sonuç alamazsın” diyen değerli bilim insanımıza yine konumuzla ilgili bir soruyu da şöyle yanıtlar:

“Efendim böyle duygusal bir yaklaşım acaba doğru mu? El yordamıyla bugüne kadar yaşayan bir topluluk için gerçekten böyle bir gelecek ürkütücü. Çünkü tümüyle plansız-programsız olduğu gerçeğini göz ardı ederek yaşamış bir toplum uzak bir geleceği değil, o andaki çıkarlarını hesap ederek yaşamıştır hep. Kolaycıdır, ihtiyaçları karşılandığı sürece doğa ve ortam onun için güzeldir. Geleceği düşünecek derinliği ve bilimsel sığacı yoktur, çıkarcıdır. Birçok peşin hükümlüye ve dogmatiğe ters gelse de benim görevim gelecekte olacakları haber vermek. Yoksa ben ya psikolog ya da öğüt veren bir adam olurdum. Benim mesleğim biyologluk ve bu söyleşi de bu nedenle yapılıyor. Benim duygularıma, sevgime, acımama yer yok! Ben yalnız geleceği hissettiriyorum. Niye doğanın iletişim sisteminde bugüne kadar 100 canlı çeşidi meydana gelmişse, bunlardan 96’sı ortadan kalkmıştır. Dünyadaki canlıları sayı da alt alta koysak bunların yaşamadığını biz artık biliyoruz. Niye yok olmuşlar? Doğadaki sisteme en verimli şekilde uyum yapamadıkları için yok olmuşlar. Uyumdan kasıt, bir şeyin girdisiyle çıkışı arasındaki en verimli katsayı. Bir canlının ayakta kalma katsayısıdır. 4  milyar yıldan bu yana tüm canlılara yurt görevi yapan bu ender gezegen bundan böyle gelecek canlılara da yurt olmalıdır”

Yine bu doğa aşığı değerli hocamız biliyor musunuz, “Benim en büyük arzum, hedefim, gözlerimi sonsuz alarak kapamadan dünyadaki anayasaların değiştirilip birinci maddesinin doğa hakkı insan haklarının önünde gelir maddesinin konduğunu görmek olacaktır” diyerek eklemiştir. “Böyle bir maddenin hazırlanmakta olan anayasamıza birinci madde olarak girmesi için 13 Ocak 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Hazırlama Komisyonu’na resmen başvurdum” dedi.

Sayın hocamız, “Nedir alınacak önlemler” sorusunu ise şu şöyle cevapladı:

“Örgütlenmemiş gerekiyor. Örgütlenmeden kasıt şu… Her kişi, her istediği yerde çalışamaz. Ben bunu kısıtlarım…”

-SÜRECEK-

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ankara Mektupları
YORUM YAZ