Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İhtiyar adam

Milattan Önce 551’de dünyaya gelen Konfüçyüs’ün babası o henüz 3yaşındayken

Milattan Önce 551’de dünyaya gelen Konfüçyüs’ün babası o henüz 3yaşındayken ölür ve küçük Konfüçyüs annesi tarafından yetiştirilir.

Küçük yaşta çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmışsa da onun okuyup kendini geliştirip mükemmelleşmesine engel olmadığı gibi fikirleri ile de hayatını denk edebilmiş bir filozoftu. Onun için toplum her şeyden mühimdi. Bu nedenle de bütün ömrünü toplum içinde topluluklar arasında geçirdi. Her yerde, herkesle konuştu, sordu, cevap aradı. Sordular, cevap verdi. Bir insan yalnız kendi kendine değil herkese karşı iyi olmalıdır. İnsanın hayatı namuslu yollardan geçmeli şayet bir insan fazilet sahibi değilse ve sağlam bir karakteri yoksa o her ne kadar güzel adetlere riayet etsede bunlar bir süsten geçici yaldızdan başka bir şey olamaz.

Bir gün talebelerinden biri üstada sormuş. “Devletin ıslahı için vazife başına gelsen ilk yapacağın nedir” diye… Ünlü filozofun verdiği cevap; “Her şeyden önce isimlerin düzeltilmesine bakarım” der ve bununla ne demek istediğini ise şöyle açıklar:

“Hükümdar hükümdar, bakan bakan, baba baba, oğul oğul olmalıdır. Şu halde her isim bağlandığı kategorisinin esasına uygun düşmelidir. Hükümdarlığın esası ne ise birbirine uyacaktır. Adına hükümdar da dense o mevkide bulunan insan hükümdarlığın icap ettirdiği meziyetlerden yoksul o gerçek hükümdar değildir”.

Zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in 1956 yılında yayınlanan “İyi İnsan İyi Vatandaş” isimli kitabında aziz Atamızın konumuzla ilgili anılarına da değinir ve Konfüçyüs’ün şu sözleriyle başlar:

“Mesele bu alemin nasıl yaratılmış olduğunda değil, onu bizim nasıl idare ve tanzim edeceğimizdedir”.

Bir gün Konfüçyüs, Tai Dağı eteklerinde talebeleri ile dolaşıyormuş. Bir kadıncağızın feryadını işitir, sordurur. Niçin böyle ağlayıp, sızlanıyor? Aldığı cevap; “Kocamın babasını bir kaplan parçaladı. Kocam ve oğlum da aynı akıbete uğradılar”.

Konfüçyüs: “O halde bu kadar tehlikeli bir yerde neden oturuyorsunuz?”

Kadın: “Çünkü burada buna zulmeden insan yok”.

Konfüçyüs, yanındaki talebelerine dönüp şöyle söylüyor:

“Evlatlarım bunu hiç unutmayın. Zalim bir hükümet, bir kaplandan daha korkunçtur.”

“İleri fikirli, aydın görüşlü yüksek ruhlu insanlar daima bahtiyar yaşar” diyen dev cüsseli, yumuşak ruhlu bu ihtiyar adam, bundan 2 bin 500 yıl önce

yaşmış olan ünlü filozofun bu sözlerini can kulağıyla dinleyip anlamlarını araştırıp düşünmeye ne kadar da ihtiyacımız var.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Michelangelo’dan sonra 16. yüzyıldan bu yana en büyük yontucuların (heykeltıraşlarından)
Sıradaki Haber Düşünen adam