Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
mecidiyeköy escort

Mutluluk üzerine58 defa okundu

kategorisinde, 12 May 2022 - 12:39 tarihinde yayınlandı
Mutluluk üzerine

Dünyanın en mutlu insanı kim?

Günde en az 6 saatini sosyalleşerek geçiren, bir kaç güven duyduğu iyi arkadaşa sahip olan orta yaşlı ve sağlıklı baba Alejandro Zùniga olabilir mesela. Genelde geceleri en az 7 saat uyuyor, sabahları işe yürüyerek gidiyor ve çoğu gün 6 porsiyon meyve ve sebze tüketiyor. Keyif alarak gittiği işinde sevdiği iş arkadaşlarıyla haftada en fazla 40 saat çalışıyor.

Her hafta bir kaç saatini gönüllü olarak üstlendiği çalışmalara ayırıyor. Kısaca günlük seçimlerini mutluluktan yana yapıyor. Kosta Rika’nın ılıman iklimli yemyeşil orta vadisinde aynı anlayışta insanlar arasında yaşadığı için bu seçimlerinin yanı sıra hafta sonları ibadetini yaptıktan sonra arkadaşlarıyla futbolda oynadığını da belirten Alejandro Zùniga’nın ardından NewYork Times gazetesi yazarı Dan Buettner’in sorusunu ise bir başkası şöyle cevap veriyor:

Pek yüksek olmayan maaşımdan çok yüksek vergi ödüyorum ama karşılığında ailemin sağlık sigortası ile çocuklarımızın eğitim masrafları karşılanıyor ve yaşlılığımda emeklilik maaşımda garantiye alınıyor. Yaşamımı sürdürdüğüm Danimarka’da başıma kötü bir şey gelmesine, devletimin izin vermeyeceğine inancım sonsuz. Yine Dünya anketinin her yıl 140’ı aşan ülkede mutluluğu ölçmek için sorular sorularak buna yanıt bulmaya çalışıyor.

Ve bu anket taramalarından çıkan sonuçlara göre ise kısaca şöyle:

Danimarka, Kosta Rika ve Singapur ortak bir özelliğe sahip olduklarını görüyoruz. Mutluluk, bu ülkelerin halkları ,kendini güvende hissediyor, bir yaşam amaçları olduğunu düşünüyor ve stresi en aza indirip sevinci en tepeye taşıyan bir yaşamın tadını çıkarırken mutluluk ile sağlığın birbirleriyle yakından ilgili olduğuna inanıyorlar. Yatım, katım, pahalı arabam yok diye de hayıflanmıyorlar. Öyle olunca da Amerikalı ünlü antropolog Jonathan Schwartz’e hak vermemek mümkün değil.

Jonathan bu konuda bakın ne diyor?

Sistem insanları kendilerini mutsuz edecek şeylerden uzak tuttuğu için mutluluğu garantilemek üzere bir şey yapmıyor. Elbette bunun kökeninde yatan bir gerçek var ki, o da eğitim sistemlerinin sağlam ve kalıcı zeminler üzerini inşa etmiş olmalarıdır.

*

2019 yılının son günleri İstanbul’da geçirmiş olduğum göz ameliyatımın ardından doktorum, “Geldiğiniz yöreye dönün, kişilerle yakın temastan sakının! Kapalı ortamlara girmeyin; kısaca, zorunlu olmadıkça sokağa da pek çıkmayın” dedi.

Doktorumun bu önerilerinin nedeniyse şüphe yok ki, dünyamızı kasıp kavuran ve hızla yayılan Koronavirüs vakalarının ülkemizde de sıkça görülmeye başlamış olmasıydı. Tanrı şahidim bende Mudanya’ya döndükten sonra 2,5 yıl zorunlu olmadıkça sokağa pek çıkmadığım gibi, çıksam da BUDO İskelesi’nin olduğu alandan öteye de geçmedim. Kısaca izole bir yaşam nedeniyle sosyal yaşamdan da uzaklaşmış oldum. Ama bayramdan önce zorunlu olarak Bursa’ya gitmem gerekti. Emek Metro İstasyonu’ndan 3-5 durak sonra yolcu yoğunluğuyla birlikte, profili de öylesine değişmişti ki bir an geldi kendi ülkemde kendimi yabancı hissettim!

Nedeniyse ülkelerindeki olumsuz gelişmeden bezmiş İranlı, Pakistanlı, Afganistanlı ve Suriyeli sığınmacılarla dolmuştu. Bu insanların her birinin yaşam biçimleri kültürel birikimleri farklı olsa da genelde birlikte dayanışma içinde olmayı benimsemiş görünseler de göçmen olarak yabancı bir ülkenin toprakları üzerinde sığıntı olarak yaşamaktan ne kadar memnun ve mutlu olabilirler?

Düşünüyorum da Cumhuriyet tarihimizde zaman zaman sığınmalar, ilticalar, göçler olurdu ama hiç bir zaman, hiçbir dönemde günümüzdeki gibi benzeri görülmemiş yoğunlukta olduğunu ben hatırlamıyorum…

Google News Mudanya Haberleri Telegram MUDANYA Kanalı
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ankara Mektupları
YORUM YAZ