Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,127
DOLAR 8.32
EURO 9.76
ALTIN 499.31

Tarihten iki öykü97 defa okundu

kategorisinde, 15 Eki 2020 - 22:43 tarihinde yayınlandı
Tarihten iki öykü

YOLUMUZDAKİ ENGEL
Eski çağlarda bir ülkede bir kral varmış. Bir gün yolun tam ortasına bir kaya parçası koydurmuş sonrada gizlenerek o yoldan gelip geçen insanların tepkisini öğrenmeye çalışmış. Bir grup tüccar yolun kenarından geçerken homurdanmışlar. Kral bizden vergi almayı biliyor ama yolları onarıp temizlemekten aciz. Taşa dokunmadan yolun kenarından dikkatlice geçip uzaklaşmışlar. Sonra bir grup alim bu taşın yanına gelmiş. Her biri düzenin her gün yozlaştığından Kralın sadece eğlenceye dalıp adamlarının çalışmadığından bahsetmişler. Onlarda lanet okuyarak oradan uzaklaşmışlar. Bir sığır çobanı hayvanlarıyla birlikte geçerken taşı görür ve bu taşın buradan kalkması gerekir, gece olacak hava kararacak ve insanların geçmesi iyice zorlaşacak der ve hemen sırtından kepeneğini çıkararak işe koyulur. Taş çok büyük olduğundan epeyi uğraştıktan sonra taşı yerinden oynatıp yolun kenarına çeker. Alnında biriken terini silip geri dönünce birde ne görsün? Bir kese taşı kaldırdığı yerde duruyor. Kesenin ağzını açar içi altınla dolu ve kralın mührünü taşıyan birde kağıt parçası.
Bu kağıtta şunlar yazılıymış. Kendinizi sorumlu hissedip denemeyi göze aldığınız için kralın size hediyesidir.
Başkaları bunu niye böyle yapmadı deyip ben ne yapabilirim diye sormalıyız kendimize.
Sevgili okurlarım bizlerde zaman zaman hiç düşündük mü acaba? Ben kaç keseyi bana ne dediğimiz için kaybettik.
Günümüzde krallar olmasa da, yine de her taşın altında keseler olduğuna inanmalıyız.
Şunu da asla unutmayalım ki her engel kendimizi geliştirmek için bir fırsattır.

GENERAL MAC ARTHUR’UN OĞLUNA NASİHATI…
Allah’ım bana bir oğul nasip et ki; zayıf olduğu anı bilecek kadar kuvvetli, korktuğu zaman kendini bulabilecek kadar cesur şerefli bir yenilgide gururlu ve eğilmeyen lakin zaferde yumuşak ve alçak gönüllü olsun.
Bana bir oğul nasip et ki; seni tanısın ve bilginin temel taşının kendini tanımak olduğunu kavrasın. Onu kolaylık ve rahatlık yolunda değil zorluklar ve güçlükler yolunda dene ki, fırtınada ayakta kalmayı öğrensin. Bunu başaramayanlara da şefkatli olsun, kalbi temiz bir oğul nasip et gayesi yüksek olsun. Başkalarını idare etmeden önce kendini idare etmeyi öğrensin. Gülmeyi bilsin ama ağlamayı unutmasın. Bu vasıflara sahip olduktan sonra dua ederim.
Hayatın esprilerine karşı o kadar yeterli duygusu olsun ki, ciddi olmakla birlikte kendisi fazla ciddiye almasın. Ona tevazu ver ki, daima büyüklüğün sadeliğini, açık fikirliliğin hikmetini, gerçek kuvvetin tevazuda olduğunu anlasın. İşte o zaman ben boşuna yaşamamışım diye söylemeye cesaret edebileyim.

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tevhide TÜRKEN
Ankara Mektupları
YORUM YAZ