Mudanyalı Şükrü Çavuş’un 25 Haziran 1920’de İngiliz işgaline karşı attığı ilk kurşun, Türk Kurtuluş Savaşı’nın yerel direniş hareketlerinde sembolik bir dönüm noktasıdır. Bu olay, Mudanya’nın işgal sürecindeki stratejik önemini ve Şükrü Çavuş’un vatan savunmasındaki kahramanlığını öne çıkarır.
Derleyen: Yavuz GERÇEKÇİ
TARİHSEL ARKA PLAN ve İŞGAL SÜRECİ
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkesi’ni imzaladı. Bu anlaşma, İtilaf Devletleri’ne Osmanlı topraklarında stratejik noktaları işgal etme yetkisi verdi. Mudanya, Marmara Denizi’nde yer alan konumuyla, İstanbul ve Anadolu arasındaki lojistik bağlantılar açısından kritik bir noktaydı. İngilizler, Mudanya’yı kontrol altına alarak hem bölgedeki ulaşım hatlarını güvence altına almayı hem de Anadolu’daki direniş hareketlerini baskılamayı hedefliyordu.
1919’dan itibaren İngilizler, Marmara Bölgesi’nde denetimlerini artırmaya başladı. Mudanya, Bursa’ya yakınlığı ve deniz yoluyla İstanbul’a erişim sağlayan limanıyla stratejik bir merkezdi. İngilizlerin işgal politikası, Osmanlı yönetimini zayıflatmayı ve Kuva-yi Milliye gibi yerel direniş hareketlerini engellemeyi amaçlıyordu. Ancak, Anadolu’da Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde başlayan Milli Mücadele, bu işgal girişimlerine karşı güçlü bir direniş dalgası oluşturdu.
İNGİLİZLERİN MUDANYA’YI İŞGAL GİRİŞİMİ (25 Haziran 1920)
25 Haziran 1920 sabahı, İngiliz donanması Mudanya açıklarına demirledi. 300 kişilik bahriye müfrezesi ile Mudanya’ya asker çıkaran İngilizler, saat 6’da 3 harp sefinesi, 3 torpido, 3 motorlu duba ile Fransızlara ait 1 römorkör ve tayyareden oluşan 1 filo Mudanya sahiline gelerek karaya asker çıkartıp, sokaklarda emniyet tertibatı aldı. Halkı, Hükümet Meydanı’nda toplayarak getirdikleri Türkçe ve Rumca beyannameleri okutarak Mütareke hükümlerine karşı hareket edenleri gemilerine alarak cezalandıracaklarını bildirdiler. İngiliz birlikleri, Mudanya’yı kontrol altına alarak bölgedeki Osmanlı askerlerini etkisiz hale getirmeyi ve lojistik üstünlük sağlamayı planlıyordu.
Mudanya’daki yerel halk ve askerler, işgale karşı hazırlıksız yakalanmış olsa da, direniş ruhu güçlüydü. İngilizlerin karaya çıkışı, Mudanya’nın stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu; çünkü burası, Anadolu’ya silah ve malzeme sevkiyatında kullanılan bir geçiş noktasıydı. İngilizler, bu bölgeyi ele geçirerek Milli Mücadele’yi zayıflatmayı umuyordu.
İlk anda 100’e yakın İngiliz askeri Mudanya’da karaya ayak bastı. İskeleye, Hükümet Konağı çevresine ve Arnavutköy’e İngiliz askerleri yerleştirildi.
ŞÜKRÜ ÇAVUŞ’UN KAHRAMANLIĞI
Şükrü Çavuş, 1898 yılında Mudanya’da doğmuş, kavaf (ayakkabıcı) Canip Efendi’nin oğluydu. Rüştiye Mektebi’nde eğitim almış, babasıyla esnaflık yapmış ve Birinci Dünya Savaşı sırasında orduya katılmıştı. Mondros Ateşkesi sonrası İstanbul ve İzmir’de askerlik yaptı. Terhis olup Mudanya’ya döndükten sonra yeniden askere alınan Şükrü Çavuş, 15 Mayıs 1919’da İzmir’den bir şileple Mudanya’ya gelen 56. Tümen’e katıldı.
25 Haziran 1920’de, İngilizlerin Mudanya’ya çıkarma yaptığı sırada, Şükrü Çavuş ve birkaç silah arkadaşı, Kadı Çeşmesi yakınında mevzilendi.
İngiliz birliklerinin karaya çıkmasıyla birlikte, Şükrü Çavuş, emir almadan kendi inisiyatifiyle ateş açtı. Kadı Çeşmesi’nde başlayan çatışmada, Şükrü Çavuş bir İngiliz binbaşısını öldürdü, bir yüzbaşı ve bir astsubayı yaraladı. Bu ani direniş, İngilizleri şaşırttı ve kısa süreli bir geri çekilmeye zorladı.
Ancak, İngiliz birliğinin açtığı karşı ateşle Şükrü Çavuş bu çatışmada şehit düştü.
Şükrü Çavuş’un attığı ilk kurşun, Mudanya’da işgale karşı direnişin sembolü oldu. Bu olay, yerel halkın moralini yükseltti ve Kuva-yi Milliye hareketine ilham verdi. Şükrü Çavuş’un fedakârlığı, İngilizlerin Mudanya’yı kolayca ele geçirme planlarını aksattı ve direnişin yaygınlaşmasına katkı sağladı.
SONRASINDAKİ GELİŞMELER
Şükrü Çavuş’un direnişi, İngilizlerin Mudanya’daki işgal planlarını tam anlamıyla durduramasa da, yerel direnişin gücünü gösterdi.
56. Tümen Kumandanı Bekir Sami Bey, Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti’ne 25 Haziran 1920’de çektiği telgrafta; İngilizlere ait 3 dretnot, 3 büyük torpido ve 3 küçük gemi ile karaya asker çıkarıldığı, Fransızlara ait bir tayyare gemisinin 25 Haziran 1920’de Mudanya Limanı’na gelerek harp vaziyetinde demirlediği ve tayyare ile telgrafhaneyi işgal ettikleri ve Mudanya’da bulunan nizamiye bölüğü ile jandarmaların gerideki sırtlara çekilmiş oldukları bildirilmektedir.
Bu arada Yunan ordusuna destek verme adına İngiliz donanmasına tekrar 2 Temmuz sabahı, 12 kadar gemi ile tekrar Mudanya önlerine gelmiş Mudanya’ya asker çıkarmış ve İngiliz filosu ve motorlarla ilçeye asker çıkarmaya başlamışlardır.
6 Temmuz’da yeniden çıkarma hareketine girişen ve 3 saat kadar kasabayı bombaladıktan sonra karaya çıkan İngilizler, 173. Alay’ın 6 ve 7. bölüklerin siperlerini yıkmış, 7. Bölük’ten üç manga, büyük bir toprak yığının altında kalarak 25 er şehit düşmüştür. 8 Temmuz’da ise Mudanya, Yunan birliklerine teslim edilmiştir.
İngilizlerin Mudanya’yı bombalaması ve bu arada Yunan ordusunun Bursa’nın batısındaki bölgeyi ele geçirmesi sürecinde, bölgedeki Türk kuvvetleri geri çekilmiş ve bu mücadeleler sırasında 500 şehit ve 600 esir verilmiştir. İngilizler, Mudanya’yı bir süre kontrol altında tutsa da, Milli Mücadele’nin genel başarısı ve 1922’deki Büyük Taarruz’un ardından Mudanya 12 Eylül 1922 tarihinde işgal altından kurtarıldı. 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi, bölgenin Türk kontrolüne geçişini resmileştirdi ve Kurtuluş Savaşı’nın diplomatik zaferlerinden biri oldu.
Şükrü Çavuş’un eylemi, Mudanya’nın kurtuluş sürecinde önemli bir moral kaynağı olarak kabul edildi. O’nun cesareti, Anadolu’daki diğer yerel direniş hareketlerine örnek teşkil etti ve Milli Mücadele’nin halk tabanındaki gücünü pekiştirdi.
Mudanya’nın işgali ve bombalanması ile ilgili olarak Mudanya Jandarma Bölük Kumandanlığı da ayrıca bir rapor hazırlamış ve 1228 numaralı rapor da durumu şu şekilde ortaya koymuştur.
“İngilizlerin çıkartmadan tekrar gemilerine gelinceye kadar kasaba dahilinde yaptıkları harekât ve tertibat şu şekildedir:
1- Sefain-i harbiye, 3 dretnot, 3 birinci sınıf bir nakliye gemisi, 2 motorlu şalope ve 1 tayyare gemisinden ibarettir.
2- İhraç motorlar ianesiyle ve dubalar vasıtasıyla 3 koldan yapılmış ve sefain-i harbiye bu sırada sahile tamamen yaklaşmıştır. Birinci kol Arnavut köyüne, ikinci kol hükümet yanına, üçüncü kol vapur iskelesine çıkmış ve 2 deniz tayyaresi bu sırada gözetleme yapmıştır. Kasabaya giren kuvvet hemen her sokak başında 1 mitralyöz yerleştirmiş ve iskeleden çıkan kuvvet Osmanlı zabitanını aramıştır. İhracı müteakip hükümet meydanına çıkan kuvvet hükümet dairesine giderek tekmil oda kapılarını kırmış ve evrak karıştırmak bahanesiyle dolaplar kırılmış evrak ve defterler perişan edilmiştir. Bazı odalardan evrak alındığı gibi Jandarma nöbetçi neferi Mudanya’nın Eskel karyesinden Hasan oğlu Ahmet’i silah ve cephanesiyle tevkif ederek beraberlerinde götürmüşlerdir.
Bu sırada Jandarma dairesinden ve istasyonda bulunan 4 jandarmadan 8236, 1242, 5405, 8869 numaralı Alman tüfekleri 800 cephane ve 26226, 129395, 26418 numaralı Rus tüfekleriyle 600 Kuvâ-yi Milliye Reisi Cemal Bey’in haneleri taharri edilmiştir.
3- İstasyon civarına çıkan müfrezeye bera-yı iltihak geride bırakılan gözetleme devriyesine tesadüf etmiş ve bunlardan Nizamiye Neferi Şükrü tarafından endaht edilen mermilerden 1 zabitle 1 nefer mecruh ve 2 nefer katledilmiş ve mukabeleden atılan silahlardan nefer Şükrü de şehit olmuştur.
4- Merkezde kalan polislerin tabancaları tamamen alınmıştır.
5- Hükümet önünde bil-celp Hıristiyanlar ayrı ve İslamlar ayrı bir mahalde içtima ettirilmiş ve suret-i merbut beyanname okunduktan sonra Rumlar tarafından “ Zito” sadasıyla İngilizler alkışlanmıştır.
6- Tevkif edilen zevat Rumlar tarafından gösterildiği gibi taharri edilen hanelerde Rumlar tarafından gösterilmiş ve bu işte ileri giden Uncu Andan, Tüccar Koço olup giderken İngilizlerle beraber gitmişlerdir.
7- İngilizlere kılavuzluk eden memurin ile eşrafın hanelerini gösterip taharri ettiren Rum milletinden 6 şahsın fırka kumandanlığının emri üzerine derdest edilerek Bursa’ya sevk kılındığı diğerleri derdesti taharri bulunduğundan ayrıca arz edileceği maruzdur.”
ŞÜKRÜ ÇAVUŞ’UN MİRASI VE ANMA KÜLTÜRÜ
Şükrü Çavuş’un kahramanlığı, Mudanya’da ve Türkiye’de derin bir iz bıraktı.
1925 yılında, Mudanya İskele Meydanı’nda Şükrü Çavuş ve silah arkadaşları için bir Şehitlik Anıtı inşa edildi.
Anıt kitabe üzerinde Kur’an’dan bir ayet ile 12 Eylül 1922 Salı günü Mudanya’nın işgali esnasında kahraman ordumuza kıymetli yardımları sırasında şehit düşen Mudanyalı 9 şehidin (Ali oğlu Tahir Efendi, Hasan oğlu Mehmet Efendi, Talat Efendi, Kürt Hasan, Mestan oğlu Osman, Kamber oğlu İbrahim, Azizoğlu Mehmet, Küçük Ahmet ve Dereçavuş köyünden Halil oğlu Mehmet) isimleri yer alıyor.
Şükrü Çavuş, son 15 yıldır da her sene şehadet yıl dönümü olan 25 Haziran’da Şehitlik Anıtı önünde törenle anılıyor.
Şükrü Çavuş’un şehit düştüğü yer ise 1995 yılında adını taşıyan bir park haline getirilerek, büstü yerleştirilmiştir. Şükrü Çavuş’un adı Mudanya’da bir mahalle ve okulda yaşatılmaktadır.
Ayrıca, Hasan Lâmi Güray’ın sözlerini yazdığı, Sadeddin Kaynak’ın bestelediği “Mudanyalı Şükrü Çavuş” şarkısı, 2017’de Bahadır Sevik tarafından seslendirilerek T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Genç-Des Programı kapsamında TRT repertuarına eklendi. Şarkı, işaret diliyle de yorumlanarak geniş bir kitleye ulaştı.
YEREL DİRENİŞİN SEMBOLÜ
Şükrü Çavuş’un 22 yaşındayken İngilizlere karşı attığı ilk kurşun, Mudanya’da işgale karşı duruşun başlangıcı oldu. Bu duruş, yerel halkın işgale boyun eğmeyeceğini gösterdi. Şehadetinin 105. yıl dönümünde, Şükrü Çavuş’u bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
- Yılmaz Akkılıç, Savaşın sona erdirildiği kent Mudanya, 2007
- Hüsnü Özlü, İstiklal Harbi’nde Bursa’nın İşgali Sürecinde Mudanya’nın Bombalanması, Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 5, Sayı 14
- Türk İstiklal Harbi, Batı Cephesi. 2. Cilt, 2. Kısım, Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi, Ankara
- İstiklal Harbi Katalogu, Genel Kurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Dairesi Arşivi,
- Muhittin Ünal, Miralay Bekir Sami Günsav’ın Kurtuluş Savaşı Anıları, İstanbul, 1994
- Selahattin Tansel, Mondrostan Mudanya’ya, Başbakanlık Yayını, Ankara, 1973
- Foto Kemal Gerçekçi ve Foto Çetin Gerçekçi arşivi
- mudanyaonline.net ve mudanyagazetesi.com










