Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,335
DOLAR 7.90
EURO 9.42
ALTIN 460.69

Savaş ve Kadın264 defa okundu

kategorisinde, 22 Kas 2020 - 19:48 tarihinde yayınlandı
Savaş ve Kadın

Bugün, Temmuz’dan beri süre gelen Azerbaycan- Ermenistan savaşını kendi kendime irdelerken savaşta ölen canların, analarını düşündüm… Bir ana olarak; savaş kelimesinin kendisini,  savaşı, terörü yaratan düşünceleri, olguları… Lanetledim.

Dünya kurulalı beri adı sanı bilinen, bilinmeyen nice savaşlar oldu. Ne değişti. Savaşlarla dama taşı gibi bir oraya bir buraya sıçrasak da dünya aynı dünya ama galip de, mağlup da ortada yok. O zaman dökülen kanlar, kıyılan canlar neyin bedeli. Yarın düşmanımızla anlaşma sağlayacağımız, ticaret yapacağımız, sosyal ilişkilerde bulanacağımız halde bugün neden ölüyoruz, öldürülüyoruz? Kendi kendimize düşmanlar yaratıyoruz? Analarımızın yüreğini neden böyle ateşlere atıyoruz?

Ah Analar!

Tarihte kadının kadınla muharebesine, kadının erkekle muharebesine hiç rastlanmıyor. Mitolojilerden bildiğimiz Amazonlar haricinde kadın savaşçılar duymadık. Kleopatra, Tomris gibi birkaç kadın hükümdar savaş meydanına çıksa da mahiyetindeki ordunun çoğunluğu erkekti. Çünkü yakın tarihe kadar savaşlar kas kuvvetiyle yapıldığı için kadınlar geri plana itilmişti. Bunda kadınların barıştan yana olmalarının, erkeklerinse elindekilerle yetinmeyip daha fazla güç isteyen yüksek egolarını kavgayla tatmin etmelerinin rolü büyük.

Onlar birbiriyle çekişirken; savaştan öncesi, savaşta ve sonrası süreçteki olaylarda en fazla etkilenen maalesef kadınlar.

Erkeklere güçlü, cesur, irade sahibi sıfatı yakıştırılırken;  korkak, güçsüz, çekingen, eksik etek diye adlandırılan kadınlar.

Savaşta erkeklerine destek çıkacak yiğitler doğurması beklenen, doğurmadığı zaman ötelenen kadınlar.

Gözünün nuru, yaşamasının yegâne amacı nişanlısını, erini, çocuğunu, yüreğine taş basıp, göğsünü gere gere askere yollayan kadınlar.

Gidenlerin yerlerini doldurmak, eksikliklerini hissettirmemek, dağılan ailesini toparlamak, güvenliğini sağlamak, evin geçimini üstüne almak, çoluğunu çocuğunu aç bırakmamak için sabanına öküzün olmadığı yerde kendini koşan kadınlar.

Kendisi açlık, hastalık, sefaletle boğuşurken bütün gücüyle dernekler kurup, mitingler yapıp halkı vatanını korumaya teşvik eden, cephelere silah, teçhizat imal edip taşıyan, onların üstünü başını dikip onaran, yaralının yarasını saran kadınlar.

Çatışmalarda düşman eline düşünce ganimet sayılıp ırzına geçilen kadınlar.

İstemeyerek hamile kalan, cinsel yolla bulaşan hastalıklarla uğraşan ve eğer bunca eziyetten sonra öldürülmediyse, ölmediyse, intihar etmediyse toplumdan dışlanan, savaştan dönen erinin aşağılamasına hatta öldürmesine maruz kalan kadınlar.

Kendisi psikolojik travmalar yaşarken savaştan dönen kocasının psikolojik travmaları ile ilgilenen, onun azarına, şamarına sesini çıkarmayan kadınlar.

Savaşlar her ne kadar cephelerde yapılıyor gibi görünse de asıl savaş evlerde…

Asıl savaş anaların yüreklerinde. Tanrım hepsine güç versin!

Savaşsız bir dünya temennisiyle…

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Perihan DİRİCAN
YORUM YAZ