Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kadınlar Halk Fırkası

Türk kadınının Kurtuluş Savaşı‘nda gösterdiği mücadeleyi siyasi yaşamda da devam

Türk kadınının Kurtuluş Savaşı‘nda gösterdiği mücadeleyi siyasi yaşamda da devam etme isteklerine o günkü yasaların engel olduğu, Av. Melda Altınoğlu’nun makalesinden öğrendim.

Bu önemli konuyu okurlarımla paylaşmak için yorumladım…

1924 Anayasası’nın hazırlanmasında en çok konuşulan konu Cumhuriyet rejiminin toplumda kadınların yeri olmuştur. Kadınların milletvekili olma ve seçme seçilme hakkına sahip olması TBMM’de tartışıldı. TBMM Genel Kurulu’nda karşı görüşçülerin oy çoğunluğu nedeniyle kadınlara siyasal haklar verilmedi.

1923 yılında kadınların siyasal haklarını alabilmeleri için verdikleri mücadeleyi hatırlayalım.

Nezihe Muhiddin önderliğinde 13 kadın tarafından ilk kadın partisi olan “Kadınlar Halk Fırkası” kurulmuş ve kadınların siyasileşmesi istenmiştir.

1923’te Mustafa Kemal Halk Fırkasını kurmamıştı.  Nezihe Muhiddin önderliğinde “Kadınlar Halk Fırkası” kuruluş dilekçesini vermişti.

Cumhuriyet tarihin ilk siyasi partisi olmasına engel olan 1909 tarihli Seçim Kanunu’na göre kadınların siyasi parti kurma hakkı olmadığı gerekçesiyle kuruluş dilekçesi reddedildi. Parti, isim değiştirerek “Türk Kadınlar Birliği” derneği haline geldi ve kadınların sesi olmaya devam etti. 1925 yerel seçimlerinde Nezihe Muhiddin ve Halide Edip Adıvar, Türk Kadınlar Birliği adına Milletvekili adayı olarak gösterildi. Fakat İçişleri Bakanlığı, yasaların buna izin vermediğini belirterek başvuruyu reddetti.

3 Nisan 1930’ten sonra…

Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara verdiği değeri yaşamı boyunca söz ve eylemleriyle her fırsatta gösterdi.   Atatürk, kadınlar hakkında her zaman kadınların haklarını hiçbir zaman unutmadı.

1924 tarihinde Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimde eşitlik sağlandı. 1926 Medeni Kanun ile kadın-erkek eşitliği hukuki zemine kavuştu. Kadın hakları sembolik olmaktan öteye geçti.

3 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen Belediye Kanunu’ndaki ilgili maddelerle Türk kadına, belediye seçimlerinde oy kullanma, belediye başkanı, meclis üyesi olma hakkı verildi.

Ayrıca 5 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan yasa ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı ile tüm siyasal haklarının verilmesi sağlandı. Bu tarih, Türk kadının siyasi hayatta tam anlamıyla yer almasının miladı oldu.

Bugün siyaseten kadınların mecliste milletvekili olarak bulunmalarını sağlayan yasaların ve maddelerin çıkarılmasında Atatürk’ün çalışmalarını unutmayalım. O dönemde ABD ve birçok Avrupa ülkesinde kadınlar henüz bu haklara sahip değildi. Türkiye, bu alanda önemli bir öncülük yaptı.

Aradan 96 yıl geçmiş olmasına rağmen, yerel yönetim için atılan adımlar bugünkü siyaset anlayışı içinde değişiklik gösteriyor.

Halen kadınlarımızın istenilen yerde olmadıklarını söylemek yanlış olmaz.

Türk siyasetinde lider egemenliğinin sürdüğü bir ortamda kadınların özgürce siyaset yapma imkânı daralmaktadır. Son yerel seçimlerde 78 kadın belediye başkanı seçildi. İktidarın, CHP’li belediye başkanlarını tutuklama istemiyle kadın belediye başkanları AK Parti’ye katıldılar.

Bugün siyasetin içinde olan kadın milletvekillerinin daha fazla halkın arasında olmalarını, sorunları yakından takip etmelerini ve kadınların sesi olmalarını bekliyoruz.

Tüm kadınlarımıza sevgi, saygı ve minnetle…