Oyak Renault Otomobil Fabrikası’nda çalıştığım 26 yılın büyük bir bölümünde vardiyalı bir iş hayatım oldu.
Saat 24:00 – 08:00 vardiyasında çalıştığım bir günde, saat 23:00 sıralarında kendi aracımla çalışmakta olduğum fabrikama gitmek için yola çıktım.
Mudanya, Demirhane mevkiinde yolda trafiği engelleyerek seyreden ve yolu ortalayan bir araca selektör ile uyarıda bulundum.
Araç sürücüsü yolun sağına geçerek yolu trafiğe açtı, bende yoluma devam ettim.
Yolun sağına geçen araç sürücüsü, iki sahipli üst geçidin oradaki trafik lambalarını geçtikten sonra trafikte seyir halinde iken beni taciz etmeye başladı.
Kâh aracımın önüne geçerek yavaşlıyor, kâh aracımın yanına tehlikeli bir şekilde yaklaşarak benim dikkatimi dağıtmaya ve resmen kazaya sebep olmam için çabalıyordu. Alkollü olduğunu düşündüğüm sürücünün bu tacizine yanıt vermedim. Böylelikle Oyak Renault fabrikasına kadar gittik, sonra ben fabrikaya girdim. Kendisi de otoyolda trafiğin içinde kayboldu gitti.
Yani trafiği tehlikeye sokan birini, selektör ile uyarmam neticesinde, trafikte benimle dalaştı.Bu ve buna benzer hoşgörüsüzlüğü mutlaka sizlerde yaşamışsınızdır.
En son, milli futbolcu Oktay Derelioğlu’nun geçen hafta İstanbul’da trafik magandaları tarafından taciz edilerek darp edildiği gibi…
Benzer hoşgörüsüzlüğü hayatın her alanında görüyoruz.
Mesela; iş hayatında, okulda, çarşıda, otobüste, hastanede, stadyumlarda, apartmanlarda, ev hayatında da eşlerin birbirlerine karşı yani sosyal hayatın her alanında bu ve buna benzer davranış biçimleri ile karşılaşmışsınızdır.
Ne oldu bu insanlara, neden bu kadar agresif, neden bu kadar hoşgörüden uzak, neden bu kadar birbirlerine saygısız olabiliyorlar?
Bir yandan bu soruları sorarken, diğer yandan cevap bulmaya çalışacağım.
Tüm dünyada yaşanan pandemi gerçeğinden sonra toplumsal travma yaşayan insanlarımız, tam toparlanalım derken ekonomik alanda yapılan yanlışların faturası ile bir darbe daha indirildi. Ekonomik bedel, dar gelirli vatandaşımıza ödettirilmektedir. Yetmedi;
6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 ilimizin yerle bir olması, 51 bin insanımızın hayatını kaybetmesi ve binlerce insanımızın yaralanması bir başka travma oluşturdu halkımızda.
Sel felaketleri, fırtınalar, kuraklık tehditleri halkımızın üzerinde baskı oluşturdukça, oluşturdu.
Ama en önemlisi vatandaşlarımızın rol model olarak gördükleri siyasi liderlerin ekranlar karşısında birbirlerine karşı, yıpratıcı, saygısız, hakaret içeren sözler ve davranışlarda bulunmaları, insanları kutuplaştırarak sosyal çöküntüye sürüklediğini görüyoruz.
Toplumumuzda yaşayan insanların kutuplara ve farklı siyasi gruplara bölünmesi sonucunda diyalog ile çözülebilecek birçok konunun da siyasi idealler karşısında ne yazık ki, çözülmediğini de görmekteyiz.
Daha birkaç gün önce Ankaragücü, Çaykur Rizespor maçında karşılaşmanın hakemi Halil Umut Meler’e yapılan saldırı bu alanda toplumumuzdaki hoşgörüsüzlüğün son noktası oldu.
Ankaragücü futbolcu Ali Sowe’ye 2. sarı kartın gösterilmesi ile oyundan atmasına sinirlenen Ankaragücü Kulüp Başkanı Faruk Koca, zati muhteremin sahaya girerek maçın hakemine yumruk atması ve yanındaki taraftarlarının da hakeme tekmeler ile saldırması millet olarak bizleri utandırdı.
Ve hastane dışında taraftarların bu insanlık dışı hareket karşısında Faruk Koca isimli başkanlarına “Faruk Başkan” sloganları atması bu insanların psikolojik yapılarının artık tedavi edilmesi gerektiğinin son noktası oldu.
Soruyorum bu zatlara?
Güne yeni başladığımız bir sabahta karşılaştığımız kişiye günaydın demek, çok mu zor acaba?
Trafikte karşılaştığımız bir sürücüye öncelik vermek çok mu zor acaba?
Kapıda karşılaştığımız kişiye yol vermek çok mu zor acaba?
Konuşurken karşımızdaki kişinin düşüncesine saygı göstermek, onun sözünü kesmemek, çok mu zor acaba?
Bol bol teşekkür etmek ve empati yapmak çok mu zor acaba?
Büyüklerine saygı, küçüklerine sevgi göstermek çok mu zor acaba?
Aile içinde bireylerin birbirlerine, erkeğin kadına hoşgörülü davranmaları, çok mu zor acaba?
Yukarıda ifade ettiklerimi yapmayı denemek çok mu zor acaba?
Modern toplum olabilmemiz için yaşadığımız her anda karşımızdaki kişiye mutlaka saygılı ve hoşgörülü olma gayreti içinde olmak çok da zor olmasa gerek.

