Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mudanya aşırı turizm sonucunda bedel ödüyor!

Gölcük Donanma Komutanlığı’nda vatani görevimi yerine getirdiğim 1986 yıllarında hafta

Gölcük Donanma Komutanlığı’nda vatani görevimi yerine getirdiğim 1986 yıllarında hafta sonu tüm askeri personel sıra ile çarşı iznine çıkardık.

Çarşı iznine çıktığımızda Gölcük kent nüfusunun bir anda 2 katına çıkması ile her yerde sivil halktan ziyade askeri üniformalı kişilerin çokluğu dikkatimizi çekiyordu. Bir tanıdığıma, “Halk neden çarşıya çıkmıyor” diye sorduğumda;

“Askerin, kafe, çay bahçesi ve çarşılarda yoğun sayılarda olmalarından ve çevreyi aşırı kirletmelerinden dolayı rahatsız ve huzursuz olduğumuz için, askerin çarşı iznindeki saatlerde bizler mümkün olduğu sürece dışarıya çıkmamaya çalışıyoruz” cevabını aldığımda çok şaşırmıştım.

Aradan yıllar geçti, aynı olayı Mudanya’da artık bizler yaşıyoruz…

Mudanya’nın nüfusu 114 bin olmasına rağmen bugün ilçemizde yaşayan kişilerin sayısı 150 bin civarında olduğunu tahmin ediyorum.

Nereden çıktı şimdi bu diyebilirsiniz?

Evet, etrafınızda yılın büyük bir bölümünde ikamet kaydı Bursa’da olup da Mudanya’da yaşayan komşunuz, akrabanız, arkadaşınızın var olduğuna şahit olmuşunuzdur.

Bu vatandaşların bir kısmının ikinci evidir Mudanya’daki evi. Kışın, dört veya beş ayını Bursa’daki evinde geçirdikten sonra bahar ayları itibari ile tekrar Mudanya’da yaşamayı tercih edenlerin sayısı hiç de az değil! Bunun yanında hafta sonları olunca da Mudanya’ya gezmeye gelen vatandaşlar ile bu sayı yaklaşık 300 binlere çıktığını da söyleyebilirim.

Mudanya’nın hafta sonu, bu halde olunca yoğun kalabalık ve trafikten yerli halkın sahile yürüyerek dahi çıkması zulüm haline geliyor!

İşte bu Mudanya’nın aşırı turizme hazır olmadığının kanıtıdır.

Mudanya’ya gelen insanlar ile 300 bin kişiye ulaşan bir kitlenin kullanmış olduğu temiz su miktarı da kat ve kat artarak, 70 bin kişiye yetecek kadar yapılmış olan kanalizasyon sistemlerini aşırı baskılamaktadır.

Güzelyalı Siteler Mahallesi’nde bulunan BUSKİ’nin arıtma tesisisin günlük kirli su arıtma kapasitesi 21 bin 850 metreküptür.

TÜİK’in 2022 yılında yapmış olduğu bir araştırma sonucunda Türkiye’de günlük kişi başı su tüketiminin 229 litre olduğu belirlenmiş.

Mudanya’da ortalama 150 bin kişi yaşadığına göre, 229 litre ile çarptığımızda, bir günde 34 bin 350 metreküp kirli su kanalizasyon sistemine deşarj olmaktadır.

Yani Mudanya’daki arıtma tesisinin kapasitesinin yarısından fazla kirli su miktarı, kanalizasyona atılmaktadır.

Hafta sonu olunca da aşırı turizmden dolayı kirli atık su miktarı arıtma tesisinin kapasitesinin iki katına ulaşmaktadır.

Sıvı olan bu fazlalık su da, Prysmian fabrikasının arkasındaki Mudanya Derin Deşarj Tevzi İstasyonu marifeti ile doğruca Marmara Denizi’ne deşarj edilmektedir.

Hafta sonu, sahildeki lokantaların atıklarını ve sahildeki çöp konteynerlerinin dolup etrafa taştıklarını hepimiz zaten görüyor ve yaşıyoruz. Hele hele yaklaşık 40 yıldır şehir merkezinde araç yolu ve araç otoparkı yapılmaması sonucunda yaşanan trafik sorununa da artık tahammülümüz de kalmadı!

Alt yapısı yetersiz olan ve aşırı turizm ile de Mudanya’ya kapasitesinden çok fazla insanın yaşamaya çalışması ile çevre artık çok fazla kirletilmektedir. Denizler bu kadar hızlı kirletilmeye devam edildiği sürece, 2021 yılında Mudanya sahillerinde ve Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj tehlikesi de halen kapımızda duruyor.

Peki neler yapmalıyız? Anlatmaya çalışayım…

Mudanya’daki arıtma tesisinin kapasitesinin en kısa sürede arttırılması konusunda çalışmalar yapılmalı.

Yine ilçemizdeki derin deşarj sistemi en kısa sürede iptal edilmeli, denizler artık kirletilmemelidir.

Vatandaşların çevreyi daha az kirletmeleri konusunda eğitimler yapılmalı, görseller ve sonrasında mutlaka yaptırımlar uygulanmalıdır.

Mudanya’da yaşayıp ikamet kaydı Bursa’da veya başka yerde olanların ikamet kaydı, ilçeye alınması ile İller Bankası’ndan aldıkları payı arttırma yoluna gidilmelidir.

Bu konuda, Mudanya Belediyesi gelirlerini arttırma konusunda halkı bilinçlendirmelidir. Osmanlı Devleti’nin 1900 yılında vapur ve tren biletlerine ilave edilen seyahat vergisini yetkililere hatırlatıyorum. Tıpkı bugün otellerden alınan konaklama vergileri gibi.

Aşırı turizmden kaynaklanan bu ağır bedellerin bir kısmı bu tür uygulamalar ile hafifletilebilir. Bu gelirler, kentte yaşayan vatandaşların yaşam kaliteleri için kullanılabilir. Avrupa’da Barselona ve Amsterdam belediyelerinin kent merkezleri için uyguladıkları kısıtlı insan ve araç girişi uygulamaları gibi…

Ülkemizde veya Mudanya’da bu ve buna benzer uygulamaların vakti geldi galiba.

Yüz Ağdası