Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yeter artık durdurun şu sığınmacı göçleri!

İçimizden bir çoğumuz Mudanya’dan İstanbul’a veya İstanbul’dan Mudanya’ya denizotobüsü ile

İçimizden bir çoğumuz Mudanya’dan İstanbul’a veya İstanbul’dan Mudanya’ya denizotobüsü ile gitmişsinizdir.

Bende denizotobüsü ile İstanbul’a seyahat ettiğimde kendimi yabancı bir Arap ülkesinde olduğum hissiyatını yaşadığım birçok seyahat olmuştur.

Aynı hissiyatı, bazı akşamlar Mudanya sahilde yabancı uyruklu yüzlerin çokluğunu gördüğümde de yaşıyorum.

Ülkemize bu yıl gelen yabancı turist sayısının 51,4 milyon kişiye ulaştığı ve en fazla turist ağırlayan üçüncü ülke konumuna yükseldiğimiz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanmıştı.

Dünya üzerinde 208 ülke arasında en fazla yabancı sığınmacının da olduğu ülke Türkiye’dir. Göç İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre Türkiye’deki kayıtlı yabancı sayısı toplam 4 milyon 990 bin 663.

Peki; yaklaşık 5 milyon kayıtlı sığınmacının yanı sıra, kayıtsız ne kadar sığınmacının olduğu maalesef muamma.

Kamuoyunda 10 milyon ile 13 milyon arasında kayıt dışı yabancı sığınmacının olduğu söylemlerden düşmüyor.

Hele hele sınırdan tek sıra halinde ülkemize elini kolunu sallaya sallaya giren veya kamyon ve tır kasasında ülkemizin, şehirlerimizin ıssız bir köşesinde Afgan uyrukluların şehir merkezine kaçarak dağıldığını görmüşsünüzdür.

Bu görüntüleri gördükçe ve gerçekten gelecek adına endişe etmeye başladım.

1937 yılında Fransızların Hatay’da demografik yapıyı değiştirmek için Arapları Hatay’a yerleştirdiklerini biliyoruz.

Unutmayalım ki; Selçuklu Araplaştıkça yıkıldı. Osmanlı, Araplaştıkça yozlaştı ve yıkıldı. Şimdi de ne yazık ki; Türkiye Cumhuriyeti Araplaştırılıyor ve Afganlaştırılıyor!

Ülkemizde kaçak olarak bulunan sığınmacıların kayıt dışı istihdam edilmesi sayesinde vatandaşlarımız ve devletimiz milyarlarca TL zarara uğruyor.

İş yeri sahipleri, yabancı uyrukluları kayıt dışı çalıştırıp vergi vermeden ve asgari ücretten daha düşük bir bedelle çalıştırabildiklerinden dolayı, bu yabancı uyruklu kişileri tercih etmektedirler.

Vergi kaybının bedeli, sığınmacılara yapılan yardımların ve sağlık giderlerinin yükü ekonomimize bir kambur olduğu ve bedelinin bizlere enflasyon olarak geri döndüğünü biliyoruz.

Sadece ekonomik bedeli yok. Bunun yanında şehirlerimizde, semt ve mahallelerimizde demografik yapı değiştiği için, bu mahallelerde ve ilçelerde yaşayan Türk vatandaşları başka şehirlere göçmek zorunda kalıyor.

Güvenli bir şekilde sokağa çıkamaz hale geldiler. Kültür farklılığından dolayı halklar arasında çatışmalar, yaralanmalar ve ölümler olmaktadır.

Çok kolay ticarethane açabilen sığınmacılar, kayıt dışı esnaf olduklarından yaşamış olduğu bu ülkeye vergi vermeyerek, haksız rekabet ve kazanç içinde oluyorlar.

Okulların açıldığı bu günlerde Hatay’da 30 kişilik bir sınıfta 2 veya 3 tane Türk çocuğunun olduğunu, diğer çocukların Suriyeli çocuk olduğunu artık nasıl görmezlikten gelirsiniz?

Hızlı nüfus artışı ile çok yakın gelecekte bazı şehir ve ilçelerde yaşayan halkın kimlikleri değişmiş olacak.

İşte o zaman iş işten geçmiş olacak.

Ülkemize normal ve anormal yollardan giriş yapmak kolay ancak, ülke dışına çıkmak çok zor. Veya mümkün bile değil.

Yeter artık kapatın şu sınırları, artık sığınmacı Suriyeli, sığınmacı Afgan, sığınmacı Iraklı istemiyoruz! Kendi ülkemizde huzurlu ve refah içinde yaşamak istiyoruz.

Yurt içinde ve yurt dışında uyuşturucu tacirleri, çeteler ile ve terörle mücadelede çok başarılı çalışmalar yapan ve 3 Haziran 2023 tarihinde bu göreve atanan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan, yurt içindeki kaçak sığınmacıların sınır dışı edilmesi ve sınırlarımızın kapatılması konusunda da etkin mücadelesini bekliyoruz.

Yolgeçen hanı olan ülkemizde daha vahim olayların yaşanmaması için daha neyi bekliyoruz ki?

Yüz Ağdası