Norveçli siyasetçi Nansen bu raporu ile ilgili olarak Lozan’daki Türk ve Yunan delegeleri arasında derin görüş ayrılığı vardı.
İşte bu nedenle rapor 2 Aralık 1922 tarihinde alt komisyona gönderildi.
Alt komisyon çalışmalarını bitirdikten sonra 30 Ocak 1923 tarihinde Türk ve Rum Nüfus Mübadelesi’ne Dair Sözleşme ve Protokol imzalandı. Protokole göre 1 Mayıs 1923 tarihinden itibaren Türk topraklarında yaşayan Rumlarla, Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar zorunlu mübadele edilecekti.
Bu kişilerden hiç kimse Türk Hükümeti’nin izni olmadıkça Yunanistan’a dönemeyecekti. Mübadele, İstanbul’da oturan Rumlar ile batı Trakya da yaşayan Müslümanları kapsayamayacaktı.
Mübadele uygulamasında her iki ülke halkının mülkiyet haklarına saygı gösterilecekti. Zanlı ve suçlular her iki ülkenin makamlarınca gideceği ülkenin makamlarına teslim edilecekti. Mübadiller taşınabilir mallarını götürme hakkına sahipti. Ancak taşınır mallardan götüremeyecekleri için herkesin önünde mal sayımı yapılıp bununla ilgili dört nüsha tutanak hazırlanacaktı.
Birincisi yerel makamlarına, ikincisi Karma Komisyona, üçüncüsü gideceği ülke makamlarına, dördüncüsü de Mübadilin kendisine verilecekti.
Mübadiller ayrıldığı ülkedeki mal varlığı oranında gittiği ülkeden mal alacaktı. Bu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonraki bir ay içinde Milletler Cemiyeti’nin belirlediği kişilerden oluşan ‘Muhtelit Komisyonu‘ adlı bir karma komisyon gerekli görülen yerler de alt komisyonlar kuracaktı. Bu alt komisyonun görevi taşınır ve taşınmaz mallarla ilgili sorunları çözmekti.
