Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,346
DOLAR 7.79
EURO 9.28
ALTIN 452.76

Denizin nimetlerini değerlendir.. Savaşı değil!187 defa okundu

, kategorisinde, 20 Ağu 2020 - 18:35 tarihinde yayınlandı
Denizin nimetlerini değerlendir.. Savaşı değil!

Türkiye, dört tarafı denizlerle çevrili olmasını değerlendiremiyor. Denizin verdiği nimetleri aktif değerlendiği söylenebilir mi? Sadece yazın serinlemek için içine girdiğimiz su havzası olmaktan çıkartmalıyız. Gelecekte denizlerin altında kurulması düşünülen ‘yaşam kolonilerinin’ kurulması projesi bilim adamlarının her zaman gündeminde oldu ve oluyor… Fransız deniz araştırmaları bilim teknolojisi, deniz bilimi araştırmacısı kaptan Gusko’nun yaptığı araştırmalardan yola çıkan bilim adamları, bu projeni gelişmesini sağlayacak çalışmalar hızlandırıldı…  

Düşünüldüğünde gelecek yüzyılın devrimi olacak olan denizaltı kentleriyle başlayacak olan bu projenin bir yönü de her geçen çoğalan insanlara yeni sosyal yaşam alanlarının yaratılmasıdır. Geleceğin dünyasını yaratacak olan denizlerin içindeki; yaşam kolonileriyle başlayacak ve uzayda yaşam kolonileri de gündemi oluşturuyor. Yapılan uzay çalışmaların amacını oluşturan yeni dünya yaratılmasının tek hedeflenen insanlara yeni sosyal yaşam alanlarıdır…

Teknolojinin gelişmesiyle başlayan araştırma çalışmalarına verilen teknik çalışmalar tüm hızı ile okyanus dibi çalışmaları devam etmekte. Bu arada biyolojik olarak, deniz dibinde üretim çalışmaları yapılabilecek. Böylece eski dünyanın üretim projesiyle yeni dünya üretim projesini daha değişken olarak hizmete girmesi düşünülüyor..

Tabi ki eski dünyada yaratılan savaş tamtamlarının yerine; barış içinde yaşamayı öğrenmeliyiz.. İnsanların kendi egolarını tatmin edecek olan yönetimlerin işbaşında olmasının getirdiği olumsuzluk ne zaman sona erecek? Modern, çağdaş dünyada yaşayan insanların uygarlık anlayışının değişmesini sağlayacak olan ‘beyinsel gelişim’ için yapılması gerekli olan ‘modern insan’ yapısı geliştirilmeli… Bilim adamları insanları uygar bir toplum olabilmelerini sağlayacak yeni devrimlere ihtiyaç duyulmakta… Dünya üzerinde yaşayan birçok ırk ve uluslar arasında yaratılan dinsel, dilsel ayrımcılığın körüklediği ve milyonlarca insanın öldüğü veya sakat kaldığı savaş ortamındayız! Nedeni, çok basit… Büyük ulus olmak için birbirleriyle mücadele eden ve küçük ulusları kontrol altına alınması ile başlayacak yeni bir sömürü düzeni kuruluyor… Bilhassa toprak altı zengini olan bu, ulusları yönetenlerin ele geçirilmesi artık hiçte zor değil. Bugün Irak, Suriye, Libya, Mısır, Cezayir, Fas, Tunus gibi uluslarda tam demokrasi olgusunun gelişmemesinin yarattığı ve demokrasi mantığının olmadığı ve oluşan yönetimlerle bu, emperyalist güçlerin elleri daha çok güçleniyor… Böylece emperyalist güçlerle  birlikte halkları sömürme yolu da açılmış oluyor.. 

Politika belli… Ve bu politika, her zaman uluslararası şirketlerin yoğun olduğu ülkelerde gündeme getirilir ve adına rant denir… AKP iktidarının yaptığı gibi uluslar arası şirketlerin ihtiyacı olan getirimi sağlayan yönetimlere her zaman iktidar olabilmenin yolları açılmıştır.  Daha sonrasında ülkeyi yönetenlerin her zaman övündükleri ve dillendirdikleri “ileri demokrasi” adı altında yutturulan demokrasi anlayışı..

Son zamanlarda Türkiye’de olduğu gibi oluşturulan ‘Ilıman İslam’ anlayışı Arap Baharı ile başarılı olmadı. Mısır’da Musti’nin tutuklanması ile başlayan ve silahlı kuvvetlerin yönetime el koymasıyla noktalandı. Bugünlerde Suriye’de oynanan oyunun nedeni aynı değil mi? Sünni Mezhebine dayalı bir hükümetin işbaşına getirilmesi isteniyor. Veya Kuzey Suriye, Kuzey Irak ve Türkiye’nin doğu ve güney doğu bölgesinde yaratılmak istenen bölüşülmüş Kürdistan Devleti… Tabii şimdilik sessizce veya seslice dillendirilen bu düşüncenin uygulanması için de, Barzani’nin katılımı gerekiyor. Ancak son günlerde oynanan oyunların içinde olamayacağını söyleyen ve sınırı kapatarak bu düşüncenin dışında kaldı. Irak Kürdistan’ın lideri Mustafa Barzani’nin yer almayacağı proje pek de sağlıklı olmaz. Eğer böyle bir devletin kurulması halinde; lider olma savaşın sonunda; bu düşüncenin hayata geçirilmesi çok zor görülüyor. Abdullah Öcalan’ın ve Mustafa Barzani’nin lider olması veya olmaması halinde projenin hayata geçirilmesi söz konusu bile olamaz. Her ikisi de lider olma isteklerinden vazgeçebilir mi? Hiç zannetmem! Abdullah Öcalan’ın PKK’nın üzerindeki etkisi ne zamana kadar sürebilir. Böyle karışık bir denklem içinde yaratılmak istenilen hava her zaman olduğu gibi, AKP ‘ye yaramaktadır…

HAFTANIN SÖZÜ: Orta Doğu huzursuz bölge olmanın verdiği olumsuzluğa ortak olan Türkiye’nin dış politikası iflas ettiği söylenebilir! (Mehmet AKTOPRAK)      

Google News Mudanya Haberleri
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mehmet AKTOPRAK
Gurbetteki Mudanyalı | Akdeniz Temsilcisi
YORUM YAZ