Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı 28 Mart 2023 tarihinden önce, adaylar seçim meydanlarından ve ekranların önünden vaat üstüne vaat veriyorlardı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in aylık ve 6 aylık enflasyon verileri gerçekçi olmadığı için, alım gücü düştükçe düşen yaklaşık 15,9 milyon emeklilerimiz verilen vaatler karşısında refah seviyelerinin düzeleceğini sandılar.
Ama kazın ayağı öyle olmadı. Yeni kurulan Kabine’de yer alan eski Ekonomi ve Maliye Bakan Mehmet Şimşek’e yine aynı görev verildi.
Hazine’den asgari ücret ve emekli maaşlarına daha az para çıksın diye düşük çıkarılan enflasyon bir yana, Temmuz ayından itibaren sağanak gibi yağan zamlar karşısında, emekliler şaşkın ve perişan haldeler.
Nasıl olmasınlar ki? Doların serbest bırakılması ile bir anda artan döviz ve altın fiyatlarını yakından takip edenler durur mu?
20 TL’nin altına kadar düşen akaryakıt fiyatları merdiven basamağından çıkar gibi her gün artmaya başladı.
Devletin vergi oranlarını artırması ile iğneden ipliğe yaşam alanı içerinde her türlü ihtiyacımıza zamlar yapıştırıldı.
Çarşıda, Pazarda ve markette bir gördüğümüz etiketi diğer gün farklı bir şekilde zamlı olarak görmeye başladık.
Maliyetlerin yüksek olması sebebi ile konutların az üretilmesi fiyatlarına yansıyınca ev sahibi olmak isteyenlerin umutları söndü.
Benzer olay da otomobillerde yaşanıyor. Yaklaşık 30 yıl önce yatırım aracı olan otomobil, maalesef bugünde yatırım aracı haline dönüştü.
Konut ve araç satanlar, “satılmadı” diye üzülmüyor. Bir sonraki hafta mevcut fiyatlarının üzerine bir fiyat belirleyerek yeni fiyatla haftaya başlıyor.
Enflasyon karşısında, bankalardaki faizlerin düşürülmesi sonucunda parası olanlar, parasını mevduat yerine gayrimenkule yönlendirme çabası içinde oluyor.
İhtiyacı olan ürünün hangi markette daha ucuz ise o markete giden emeklilerimiz zorunlu ihtiyaçlarını almaya çalışıyor. Bazende cebinde parası olmayan emekli büyüklerimiz, maalesef marketten eli boş olarak çıkıyor.
Evde bütçesi daralan emekli, ev kirasını, elektrik, doğalgaz ve diğer giderlerini karşılamak için çareler arıyor.
Benim son zamanlarda dikkatimi çeken bir durum oldu. Sokak ve mahallelerdeki çöp konteynerleri her 10 dakikada birileri tarafından taranıyor. Maalesef; emekliler de evini geçindirebilmek için geri dönüşüm işine el attı.
Parasal değeri olan plastik, metal ve şişelerin yanı sıra, bazı gıda ürünlerinin bile çöplerden alındığına şahit oldum.
Emekliler bilhassa geceleri, kendi arabası ve elektrikli aracı ile işe çıkıyorlar. Çöp konteynerlerinden işe yarar bir şeyleri toplamaya çalışıyorlar. Muhtemelen birçoğunuz bu durum ile karşılaşmışınızdır.

Bende karşılaşıyor ve çok üzülüyorum.
Avrupalı’nın emeklisi, emekli maaş geliri ile dünya turuna çıkarken, bizim emeklilerimiz çöp konteynerleri turuna çıkıyor.
Yazık, yazık! Emekli büyüklerimizi bu duruma getirmek, utanılacak bir durum!
Emekli memurlara yapılan yüzde 85 oranındaki zam karşısında, ben ve benim gibi işçi emeklisi olan emeklilerimize 19,77 zam+5,23 refah payı ile yüzde 25 zam yapıldı. Emekliye gelirlerinde adaletli davranılmadı. Eşit yaşam hakkı tanınmadı.
Bilinmesini istiyorum. Biz emekliler seyyanen zam istemiyoruz. Kök maaşlarımıza yüzde olarak zam yapılmasını istiyoruz.Yüksek prim ödeyenlerin hakkının korunmasını istiyoruz!
Hazine’nin gelirini arttırmak için emeklinin cebinden ve boğazından vergi elinin çekilmesini istiyoruz!
Emeklilerin ağzına bir parmak bal çalınarak kandırılmalarını istemiyoruz! TÜİK’in yaptığı ölçümlerin değerlendirmelerin gerçekçi olmasını istiyoruz!
Aynı gemide olduğumuzu söylüyordunuz. O halde sizlerde masraflarınızı kısın. Eskiden kutsal olarak adlandırdığımız vergileri ve zam oranlarını adaletli bir şekilde yayın.
Biz emekliler; çok şey istemiyoruz, sadece insanca yaşamak istiyoruz!
