Son bir yıldır deprem konusunda alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu, yapılmayan ve eksik gördüğüm hususları sürekli gündeme getirmeye çalışıyorum.
Bu doğrultuda, 3 Eylül 2024 günü MUDANYA Gazetesi’nde “Mudanya’da Acilen, Afet ve Acil toplanma Bölgelerini yenilemeliyiz” ve 27 Şubat 2025 günü “Mudanya’da depreme ne kadar hazırız” başlıklı yazılarımı yayımlamıştım.
11 ve 19 Kasım 2024 tarihlerinde ise “Bursa ve çevresinde yaşanan tarihsel depremler” konusunu araştırarak iki haftalık seri bir makaleyi kaleme alıp, siz okuyucularıma aktarmıştım.
Bunun yanında, Mudanya Kent Konseyi Afet Çalışma Grubu Başkanı Eser Güllüdağ öncülüğünde, Mahalle Afet Gönüllüleri eğitiminin ilkini, Güzelyalı Siteler Mahallesi’nde 22 Nisan 2025 tarihinde yoğun bir katılımcı sayısı ile gerçekleştirmiştik.
Ertesi gün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik çocuk Bayramı kutlamaları sırasında saat 12:49’da, İstanbul’un Silivri ilçesinde moment büyüklüğü 6,2 ve 5,2 ve 5,9 artçı depremlerle sarsıldık.
Yaşadığımız depremler sonrasında cep telefonlarımız yine birkaç saat çalışmadı. Çaresiz kaldık! Yakınlarımızdan endişe ettik! Onlar bizden endişe ettiler ve bir süre birbirimizden haber alamadık.
Bu yaşadığımız depremler, “Mudanya’da depreme ne kadar hazırız?” sorusunu tekrar sorma hakkını bana veriyor?
Bizler, Mudanya Kent Konseyi olarak bu tehlikenin farkında olduğumuzu ve Mudanya 911 Arama Kurtarma ekibi ve Mudanya Belediyesi Arama Kurtarma (MAK) ile halkımızı aydınlatmaya ve bilinçlendirmeye çalışmıştık.
Ülke genelinde, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin ardından yaklaşık, 26 yıl geçmesine rağmen maalesef bir arpa boyu yol ilerleyemedik.
Ülkemizin yanı sıra Mudanya da deprem konusunda yapılmayanlardan payını aldı!
Her zaman söylüyorum. Deprem olduğu zaman ilk 48 saat yalnızsınız, yalnızız!
Depremden sonra çok bir şey beklemeyelim. Kimse yardımımıza gelmeyecek. Yani bu 48 saat içinde kendi başımızın çaresine kendimiz bakmalıyız.
Peki çok kısa bir süre içerinde ve hızlıca neler yapabiliriz?
Depremi engelleyemeyiz ama depremin yıkıcı hasarını daha kolay atlatabiliriz.
911 Arama Kurtarma Ekibi Lideri Ali İhsan Gülcan, afetlerle karşılaşmadan yüz yüze eğitimlerle mahalle sakinlerinin, panik yönetimi, temel ilk yardım, yangına müdahale ve acil yardım ekipmanlarının kullanımının hayati öneme haiz olduğunu vatandaşlarımıza bu ilk toplantıda anlatmıştı.
Deprem sonrasında içerisinde hayatta kalmamıza yardımcı olacak yiyecek, giyecek, su, ilk yardım malzemeleri ve telefonun vs. olmazsa olmaz deprem çantasını oluşturmadıysak, geç kalmadan mutlaka oluşturmalıyız.
Daha da önemlisi yine her seferinde söylediğim üzere, “Mudanya’da Afet ve Acil Toplanma Bölgelerini” sil baştan yapmalıyız. Mudanya’da deprem konusundaki bu eksikliği biraz hatırlamaya çalışalım.
Mudanya’nın, 9 merkez mahallesinde 24, 4 kırsal mahallede ise 1’er tane olmak üzere toplamda 28 Afet ve Acil Toplanma Bölgeleri oluşturulmuş. Bu bölgeler genel olarak okul bahçeleri, stadyum ve küçük park alanları ve otoparklardan öteye gidememiştir.
Birkaç örnek vermek istiyorum.
Mudanya İskele Meydanı’ndaki toplanma alanı (BUDO) Deniz Otobüsleri ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri’nin araç otoparkı olarak kullanılmaktadır.
Araçların toplatıldığı bu alanda, insanların toplanması asla mümkün değildir! Bu gerçekler görülmelidir.
Güzelyalı Lise Caddesi’ndeki eski İmam Hatip Ortaokulu, Afet ve Acil toplanma bölgesi ilan edilmiş.
Okulun giriş kapısında koca bir asma kilit var. Okulda vatandaşların kalabileceği bir durumda değil. Yıkılmaya yüz tutmuş durumda.
Ya da, Güzelyalı Duran Camisi’nin avlusu da yanlış bir seçim olmuş.
Orada toplanan insanların üzerine artçı depremler olduğunda minarelerin yıkılması söz konusu iken buraya vatandaşları toplamak, cahillikten ve hayati bir yanlıştan başka bir şey değil.
En önemlisi de, spor aletlerinin olduğu ve küçük çocuk park alanlarından “Afet ve acil toplanma alanı olamaz.” Bunu çok iyi anlamamız gerekiyor!
Peki, adı üstünde acil olarak neler yapmalıyız?
İlçemizde yaşayan insan sayımıza paralel insanlarımızı afet zamanında barındırabileceğimiz kalıcı Konteyner Kent alanları oluşturmalıyız.
Bunun için gerekiyorsa Mudanya kırsal mahallelerimizde bulunan Hazine arazilerinde kamulaştırma yapılmalı. Kamulaştırılan bu alanlarda çadır, konteyner, tuvalet, duş, temiz suya ve gıdaya ulaşabilmek için altyapı oluşturulmalı.
Bu alınacak önlemlere; belki 10 dakika, belki bir saat, belki bir gün, belki bir hafta sonra ihtiyacımız olabilir. Kim bilir?
6 Şubat 2024 Kahramanmaraş depremlerinde olduğu gibi, “sadece depremlerin öldürmediğini, alınmayan önlemlerin de, deprem kadar öldürücü olduğunu; unutmayalım!”
Geç kalınmadan, Mudanya Kaymakamlığı’nın, Mudanya Belediyesi’nin ve AFAD yetkililerinin Mudanya kırsalında geç kalınmadan bir “Konteyner Kent” oluşturulması konusunda girişimde bulunmalarını diliyorum.


